Ve gece, tam kalbine bir damga bıraktı yürürken.
O damga şimdi pusula: döne döne, bulmak için
Gizli bahçelerin kapısını, ateşten bir yol için.
...
Devamını oku »
Kalbim özledi seni
Akşama kalma bence
Kal yanımda bir gece
Gel, bir gece ne olur
...
Devamını oku »
bir damla yaş düştü,
tv ye,
ses’e,
ve sessizliğin sesine,
...
Devamını oku »
Yıldızlar duyar mı dedim içimden.
Rüzgâr bile sustu gidişinle,
Kaldım bir yarım cümle gibi ezberden.
Ay ışığına sarıldım, yokluğunda,
...
Devamını oku »
Yarı yolda, bilincin kıyısında buldum seni.
Uzanışın bir dua gibi havada asılı,
Ruhumun en kuytusunda yanan bir mum oldun.
...
Devamını oku »
Eğlenirken tuzu kurular
Vur patlasın çal oynasın
Gazinolarda, barlarda, turistik otellerde
Biz gariplerin piyangosuna ikramiye
Umududur ekmeği aşı...
...
Devamını oku »
Bilmem kaç gece oldu, bekledim gelirsin diye,
Umutsuzluktan öte, bir umut verdim kalbe hediye.
Ellerim semaya dönük, gönlüm icabet bekler,
Gözyaşıyla süslendi, isminle doldu dilekler.
...
Devamını oku »
O ana yeniden girebilmek için bakıyorum. Sanki o fotoğraf bir kapıymış da, yeterince uzun bakarsam aralanacakmış gibi… Yıllar önce yaşanmış, çoktan bitmiş bir an değil de, tam şu an karşımdaymış gibi hissediyorum. Bana bakacakmış gibi, yine gülümseyecekmiş gibi. O bakışta hâlâ bana ait bir yer varmış gibi. Kalbim bunu biliyor çünkü aklım unuttuğunu sandığında bile, içimde bir yer hâlâ onu tanıyor.
Gülüyorum o fotoğrafa bakarken, farkında olmadan. Aynı heyecanı yeniden yaşıyorum. Kalbim, zamanın geçtiğine inanmıyor. Sanki her şey yarım kalmış da, birazdan devam edecekmiş gibi. O anın hazzını duymaya çalışıyorum; sesini hatırlamaya, nefesini hissetmeye, yanımdaymış gibi davranmaya… Kendime bile itiraf edemediğim bir umutla, “belki” diyorum içimden. Belki o an hiç bitmemiştir. Belki ben hâlâ oradayımdır.
Ama her dalışın sonu aynı yerde bitiyor. Fotoğraf yine bir fotoğraf oluyor. Sessizlik geri geliyor. O anın içinden çıkıp bugüne düştüğümde, göğsümde ağır bir boşluk kalıyor. Çünkü hatırlamak güzel olduğu kadar acımasız da. İnsana sahip olmadığını tekrar tekrar gösteriyor. Elinin uzanamayacağı bir geçmişi, kalbinin hâlâ bırakmadığını yüzüne vuruyor.
Yine de… Bütün bu acının içinden tek bir his kalıyor geriye: “İyi ki.”
İyi ki bu kadar anı biriktirmişim. İyi ki gülmüşüm, iyi ki sevmişim, iyi ki o anları gerçekten yaşamışım. Meğer ben o günlerde farkında olmadan bugünkü yarama merhem toplamışım. Bugün bu kadar canım yanıyorsa, bir zamanlar bu kadar çok sevdiğim içindir. Bugün bu kadar eksik hissediyorsam, bir zamanlar bu kadar dolu olduğumdandır.
...
Devamını oku »
ama gece uzundur;
terk edilmiş bir karakol gibi
hüküm çoktan çekilmiş,
oda nöbeti devralmıştır.
...
Devamını oku »
Göklerin nefesi buz, yeryüzü sağır,
Sarılmış bulutlara, sanki üşüyor.
Zamanın omuzunda, yükü çok ağır.
Sükûtun örtüsüyle kaplanmış yollar,
...
Devamını oku »