Soluk alıp verme olarak bilinen NEFES, Edebi anlamda ise genel olarak Alevi-Bektaşî dergâhların da, Cem evlerinde düzenledikleri semah programları aralarında saz eşliğinde ve genellikle bir makam ile okunan nükteli, zarif, yer yer laubali ifadeler de ihtiva eden manzumelere
Nefes deniliyor.
Şekil bakımından halk edebiyatı nazım türlerinden koşma gibi dörtlüklerden meydana gelen nefesler, çoğunlukla ve hece vezni ile yazılır. Nefesler, ele aldıkları konulara göre âşıkâne, kalenderâne, felsefî veya didaktik mahiyette hicviyye, methiye ve mersiye tarzında, "insan-ı kâmil", "On iki imam" hakkında yazılmış da olabilir.
...
Devamını oku »
Neydi sahi sevmek.?
Biz görmeden,
Hislerimizle
Duygularımızı bağlayarak,
Sevmeyi öğrendik.
...
Devamını oku »
İnançlardan alaylı bir dille söz eder gibi yazılan şiirlerdir. Şathiyeler, tasavvuf akımına mensup şairlerce söylenmiş ya da yazılmış, tasavvufi inançları anlatan, anlaşılması yorumlanmasına bağlı olan şiirlerdir. Şathiyelerin tasavvufi konuları işleyenleri “şathiyat-ı sûfiyâne” adını alır. Görünüşte saçma sanılan bu sözlerin, yorumlandığında tasavvufla ilgili türlü kavramlara değindiği anlaşılır. Bu tür şiirlere genellikle Bektaşi şairlerinde rastlanır.
Bu dalda, kazak abdal,Kaygusuz abdal, Azmi,Yunus Emre gibi bir çok Usta şaiir ve ozanın eserlerini görmek mümkündür. Genel olarak manasını bulmak yani şairin ne istediğini anlamak çok önemlidir. Yazılış şekli Aşık Edebiyatındaki Koşma türlerine benzer. Farkları anlam ve anlatımındadır.
...
Devamını oku »
Cahit bir kulun kılıcından döküldü
Bir hiddetle mahşer
İşte o gündü
Bayrağında mahiliğinin hilaline düşünce
Sen Hor'u tevazun ile yenmeyince
...
Devamını oku »
Devriyyeler işledikleri konulara göre ikiye ayrılırlar: Bunlardan kavs-i nüzûl'ü anlatanlara "Arşiyye", kavs-i urûc'u anlatanlara ise "Ferşiyye" denir. Arşiyyelerde mutlak varlıktan ayrılıp dünyaya (âlem-i süflî) gelinceye kadar geçen macera, Ferşiyyelerde ise, dünyadan tekrar yüce âleme doğru yapılan seyahat anlatılır.
Devriyeler; koşma, destan, nefes, ilahi biçiminde yazılabilir. Türk şairleri içinde en güzel devriyyeler; Şîrî, Niyazî-i Mısrî, Sun'ullah Gaybî, Abdülahad Nûrî ve Üsküdarlı Haşim Baba gibi yaşadığımız çağın Bektaşîlerinin teşkil ettiği bir grup şair tarafından yazılmıştır.
...
Devamını oku »
E)-DEVRİYE
Devriyyeler işledikleri konulara göre ikiye ayrılırlar: Bunlardan kavs-i nüzûl'ü anlatanlara "Arşiyye", kavs-i urûc'u anlatanlara ise "Ferşiyye" denir. Arşiyyelerde mutlak varlıktan ayrılıp dünyaya (âlem-i süflî) gelinceye kadar geçen macera, Ferşiyyelerde ise, dünyadan tekrar yüce âleme doğru yapılan seyahat anlatılır.
Devriyeler; koşma, destan, nefes, ilahi biçiminde yazılabilir. Türk şairleri içinde en güzel devriyyeler; Şîrî, Niyazî-i Mısrî, Sun'ullah Gaybî, Abdülahad Nûrî ve Üsküdarlı Haşim Baba gibi yaşadığımız çağın Bektaşîlerinin teşkil ettiği bir grup şair tarafından yazılmıştır.
...
Devamını oku »
Divan...
Edebiyatı bir başkadır
Belagat ve
hassasiyet adına farklıdır
Deruni
...
Devamını oku »
kalem çılgını ,kelime cambazı
imgeler hastası
ancak yakışır ruhsuz bir aşka
gözün aydın ey edebiyat
şiirin de içine ettiler sonunda ...
...
Devamını oku »
Ağır aksak,
Kursağımda ölüm takılı,
Ölü bedenlerin radarı işaret ederken mutlak
Bir mutluluğu
Mundar eylemler üretiyor insanoğlu.
...
Devamını oku »
Kitaplar arasında dolaşmalı insan,
Cilt cilt, çeşit çeşit, konu konu...
Arının çiçek çiçek dolaştığı gibi.
Başka ufukları, farklı dünyaları da tanımalı can
...
Devamını oku »