bir kadın vardı...
perdeleri açık ...
ama içi karanlık...
Sokaktan çocuk sesleri ...
...
Devamını oku »
Efsaneye göre Kral Midas’ın kızı Suna büyür, güzelleşir, yüzünden güller, ağzından inciler saçılır. Ne olur, nasıl olur bilinmez, Suna çaresiz dertlere düşer. Vücudunun her yerinde çıbanlar çıkar. Ülkenin bütün hekimleri seferber olur ama nafile. Dünyalar güzeli Suna, her geçen gün çirkinleşir. Bir yandan çirkinlik, bir yandan çıbanların verdiği acı aklını başından alır. Ağlaya, inleye kendini yollara, dağlara vurur. Yüreği kızının acılarından daha çok yanan Midas, peşine gözcüler takar. Suna, döner dolaşır, Afyon yakınlarına gelir. İçmek ve biraz olsun serinlemek için su ararken, efsaneye göre uyuz bir köpeğin ya da ineğin bu sudan içip, etrafında oluşan bataklık çamurda yuvarlandığını ve daha dinçleştiklerini görür, yakın yerlerden de bu sıcak suyun çıktığını fark eder. otların arasından bir su görür, o sudan içer yıkanır ve bütün dertlerine şifa bulur, babası kral Midas buna çok sevinir ve bugün Gazlıgöl un bulunduğu yere hamam yaptırarak halkın da bu sudan faydalanmasını sağlar. Not: Bir hayvan şifalı suyu insana öğretiyor, antik çağda fenikeliler, ateş yaktıklarında, ateşin yakınındaki sodalı suyun ısıyla cama dönüştüğünü tesadüfen fark edip camı keşfediyorlar.23.08.2026 Orhan Şentürk
...
Devamını oku »
Ne zaman aklına düşse sevdiğinin ismi
O selam salar eşe dosta gökteki kuşlara
Aşık olan gönülleri imar ve inşa edendir
...
Devamını oku »
Beni doyurmaz çiçekler ve çikolata
Kapıma bıraktığın oyuncak ayı
Çok tatlı ama
Neye yarar kalbi olmadıktan sonra
Ona bakıp seni hatırlamak da
...
Devamını oku »
Sen giderken saat bile ürktü,
Duvarın gölgesi uzadı yere.
Bir çift ayakkabı kaldı kapıda,
Dönüşsüz bir akşam çöktü üzerime.
...
Devamını oku »
Büyük Menderes kıvrılır gider ovada sessizce.
Ben ki boyun eğmemişim bu dünyada kimseye,
Sen herif, dize getirdin beni bu şehirde her gece.
Zeytin ağaçlarının gölgesinde oturdum bir başıma,
...
Devamını oku »
Benim yüreğim de öyle köpürür senin yokluğunda.
Artvin’in dik yamaçlarına pus çökmüş yine bu sabah,
Bir garip adam ağlar durur Karadeniz’in bu dağında.
Sen herif, Kaçkarlar’ın sisli puslu zirvelerinde,
...
Devamını oku »
Deniz kokusu karışır içimdeki o yanık tütün sesine.
Yivli Minare yükselir göğe doğru bir ah gibi,
Sen herif, beni teslim ettin bu Akdeniz’in sahte neşesine.
Düden Şelalesi çağlar da dökülür derin uçurumlara,
...
Devamını oku »
Sular bulanık akar, benim şu dertli içim gibi.
Yalıboyu Evleri’nin ahşap pencerelerinden baktım,
Gece çöktü Amasya’ya, sarmaladı beni bir kefen gibi.
Ferhat Dağları delmiş de Şirin’ine varmış derler,
...
Devamını oku »
Göğe uzanan o heybetli taşlar gibi sertti kaderim.
Haşhaş kokan bu dar sokakların tam ortasında,
Sadece senin yokluğun, sadece senin kederin.
Gazlı Göl'ün sularına karıştı gözümün yaşı,
...
Devamını oku »