0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
56
Okunma
BAĞIMLILIĞIN BİTTİĞİ, UMUDUN BAŞLADIĞI YER
“İşte o yerin adı Liman Ayık Yaşam Derneği’dir.”
Her insan, dünyaya tertemiz bir sayfa olarak gelir. Hiçbir bebek avuçlarında bağımlılık taşımaz. Hiçbir çocuk, bir gün ailesinin gözyaşı olacağını bilerek büyümez. İnsan, kötü doğmaz; bazen sevgisizlikten, bazen yalnızlıktan, bazen de duyulmayan çığlıklarının içinde kaybolur.
Bağımlılık da işte tam burada başlar.
Çoğu insan bağımlılığı yalnızca alkol, uyuşturucu ya da kumar zanneder. Oysa bağımlılık; insanın iradesini elinden alan, şahsiyetini yavaş yavaş tüketen, umutlarını sessizce çalan görünmez bir esarettir. Önce “Bir kereden bir şey olmaz.” diye fısıldar, sonra bir ömrün tamamını esir alır.
İnsan, aslında bağımlı olduğu için yalnızlaşmaz; yalnızlaştığı için bağımlı olur.
Dinlenmeyen dertler…
Sarılmayan çocuklar…
Konuşulmayan evler…
Paylaşılmayan acılar…
İhmal edilen duygular…
İşte bağımlılık, en çok bu sessizliklerde büyür.
Teknoloji çağındayız. Dünyanın öbür ucuna saniyeler içinde ulaşabiliyoruz ama aynı evin içinde birbirimizin yüreğine ulaşamıyoruz. Evlerimiz büyüyor, sofralarımız zenginleşiyor; fakat gönüllerimiz daralıyor. Aynı masada oturuyor, aynı çatı altında yaşıyor ama birbirimizin yalnızlığını göremiyoruz. Oysa insanı ayakta tutan yalnızca ekmek değil; sevgi, ilgi, merhamet ve ait olma duygusudur.
Bağımlılık sadece bir insanı değil, bir aileyi toplumu tüketir.
Bir annenin uykusunu kaçırır. Babanın omuzlarını çökerterek yaşlandırır. Eşinin umudunu, çocuğun gülüşünü çalar.
Sonra sessizce bir yuvanın huzurunu alıp götürür.
Bu yüzden bağımlılıkla mücadele yalnızca sağlık kuruluşlarının ya da güvenlik güçlerinin görevi değildir. Bu mücadele; anne babanın, öğretmenin, din görevlisinin, komşunun, basının ve vicdan sahibi herkesin ortak sorumluluğudur. Bir insanı kurtarmak, sadece bir hayatı değil; bir aileyi, bir geleceği ve bir toplumu kurtarmaktır.
İşte tam da bu noktada Liman Ayık Yaşam Derneği, adının hakkını veriyor.
Fırtınaya yakalanmış hayatların sığındığı güvenli son bir liman oluyor.
Ümidini kaybetmiş insanlara yeniden “Başlayabilirsin.” diyebiliyor.
Yaklaşık üç ay süren ücretsiz ve ilaçsız rehabilitasyon sürecinde yalnızca bağımlılar değil, aileleri de yeniden hayata hazırlanıyor. Burada insan yargılanmıyor; dinleniyor. Suçlanmıyor; anlaşılıyor. Dışlanmıyor; elinden tutuluyor. Çünkü iyileşme önce bedenle değil, gönülle başlıyor.
Bugün Liman Ayık Yaşam Derneği üçüncü mezunlarını veriyor.
Belki bu, dışarıdan bakıldığında sıradan bir mezuniyet töreni gibi görülebilir.
Oysa o diplomalarda sadece isimler yazmıyor.
Bir annenin gözyaşı, babanın sabrı, eşin bekleyişi, çocuğun özlemi…Secdelerde edilen dualar…
Ve yeniden ayağa kalkmayı başaran insanların onurlu mücadelesi yazıyor.
Her mezun, umudun asla tükenmediğinin yaşayan ispatıdır.
Hiçbir insan kaybedilmek için yaratılmadı.
Düşeni ayıplamak kolaydır; zor olan elinden tutmaktır.
Oysa bazen uzanan tek bir el, söylenen tek bir güzel söz, vazgeçilmeyen tek bir insan; bir ömrün kaderini değiştirmeye yeter.
İşte bu yüzden Liman yalnızca bağımlılıkla mücadele eden bir sivil toplum kuruluşu değildir. Karanlığa teslim olmak üzereyken uzanan bir el, yıkılmış umutları yeniden ayağa kaldıran bir yürek, bağımlılığın bittiği, umudun başladığı bir kapıdır.
Bağımlılık karanlıktır; umut ise o karanlığı yaran ilk ışıktır.
Liman Ayık Yaşam Derneği, bağımlılığın bittiği, umudun başladığı yerdir.
Çünkü her fırtınanın bir sonu, her kaybolanın bir limanı vardır. Yeter ki umut tükenmesin…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.