2
Yorum
10
Beğeni
0,0
Puan
130
Okunma

İnsanı durup düşünmeye zorlar,
kaçmadan, susmadan, kendine bakmaya
kalbini birine emanet ettiğinde
tam orada olmasını istersin
kırıkların üstünü kapatmak için değil
beraber el ele yürümek için
aynı yöne bakarak,
aynı anda durup aynı anda devam ederek.
bazen kimse bir şey yapmaz
ama yine de kalbin kırılır
çünkü eksik sevilmek,
yüksek sesle incinmekten daha ağırdır
bazen de o kadar yalnız hissedersin ki
ama zamanla o yalnızlığı benimser,
hatta seversin.
çünkü yalnızlık sadece bir insanın
yokluğu değildir bazen biri hayatında
varken bile o yoklukla sınanırsın.
işte o an anlarsın ki
yalnızlık bir eksiklik değil,
kendine dönmeyi öğrenmenin
sessiz yoludur ve hayat
bazen insana bunu öğretir.
neden hep kalbimizi kırıyoruz?
değer verdiğimizde
değersizleşiyor gibi hissediyoruz
ama sorun aslında bizim buna
izin vermemiz
önce kendi değerimizi bilmeliyiz
kalbimiz rabbimizin bize emanet ettiği
en kıymetli şey ona iyi bakmak
bizim sorumluluğumuz
kendimize karşı nazik ve şefkatli olmalıyız
kendimizi sevmek, değerli hissetmek…
işte her şeyin ilk adımı bu
ruhunu sev, kalbini sev… kendine iyi bak
İnsan geçmişle yaşadıkça orada kalır
ve bir gün anlar;
geçmiş ona sadece acı vermiştir
ama o fark ediş… çoğu zaman geç gelir.
üslup önemlidir ama asıl belirleyici olan
niyettir niyet kötüyse,
üslup bal olsa bile zehir olur
o yüzden söze değil, niyete bakın
süslü laflara asla kapılmayın
öyle bir dünyadayız ki haklıyı haksız,
haksızı da haklı gösterebiliyor
bu yüzden kalbinizi sözlere değil,
davranışlara emanet edin.
bazen insan yorgun düşer, hayata…
kalbi susar, sesi titrer
ama bil ki; rüzgâr nasıl geçmişin izlerini
silip götürüyorsa rabbim de
kalbinin acılarını öyle alır senden.
yeter ki sabret… yeter ki kendini unutma
unutan çok olur, değer bilmeyen çok olur
ama sen kendine sahip çık…
çünkü içindeki ışık, karanlığa rağmen
yanıyor hâlâ ve kimse söndüremez
gücün sabrında, sevgin kalbinde,
yolun rabbimin huzurunda gizli…
ne yaşanırsa yaşansın,
hayat her şeye rağmen yaşamaya değer.
hiçbir zaman sizi bırakıp giden insana
şu soruyu sormayın
“beni hiç özlemedin mi?”
onun sessizliği, aslında cevabıdır
sizin yokluğunuzu hiç hissetmemiştir,
sizi özlememiştir.
bazen sevgi yetersiz kalır
onu hayatınızda tutmak için verdiğiniz
tüm çaba sizi sadece boşuna yorar
çünkü kimseyi zorla
yanınızda tutamazsınız sizi sevmediğini
kabul etmek,geriye sadece
anıların kaldığını görmek
acı verse de en doğru olandır.
zaman o acıyı geçirmez,
ama yaşamayı öğretir.
gerçek ne kadar acı olursa olsun,
sevdiğiniz bir insanın hayatında
sadece geçici bir yolcu olduğunuzu
fark etmek ve kendi yolunuza
devam etmek aldığınız en güçlü karardır
kimsenin hayatında “hiç kimse” olmayın
kendi yolunuzun ışığı olun
kalbiniz kırık olsa bile başınızı dik tutun
ve adımlarınızı cesurca atın.
her adımında cesaret taşı,
çünkü hayat seni sınar ama seni tanıyan
en büyük güç sensin.
korkuların seni durdurmasın,
tam tersi onları sevgiyle kucakla.
çünkü cesaret, kalbinin derinliklerinde
yanan bir ateştir. İlerlemeye devam et;
ve her yeni gün, yeni bir başlangıçtır
kendinizi sevmek,
ancak kendinizi olduğunuz gibi
kabullenmek ve kendinizle
barışık bir şekilde yaşamaya
başladığınızda mümkün olur.
o zaman fark edeceksiniz ki
siz eşsiz bir ruhsunuz
bazen hayat bizi öyle bir noktaya getirir ki
“ben bittim, devam edemem” dersiniz.
ama öyle bir şekilde devam edersiniz ki
buna siz bile inanamazsınız.
hayat ne geçmiş, ne gelecek;
hayat şu an var olan andır..
zihnimiz bize oyun oynar; geçmişi film gibi
tekrar tekrar önümüze getirir.
zihnini susturduğun an,
kalbinin sesine kulak ver.
ve bil ki her ne varsa anda yaşanıyor;
zaman bir madde değil.
bu yüzden zamanın içinde kaybolma
rabbim sizi imtihan ediyorsa ve
bu yollardan geçiyorsanız sabır gerekir.
İnanın bana, ben de çok zor bir süreçten
geçtim rabbime sığındım;
kendimi suçlamayı ve yargılamayı bıraktım
ama en sonunda kendimle yüzleştim..
belki durakladım, belki yoruldum…
ama bilirim ki kendimi bulmadan,
gerçekten var olamam
ve bazen… sadece bazen
kendime izin vermek gerekir
durmak, nefes almak ve kendimi sevmek
mesela..
ben hep kendimden ödün verdim
bazen durup kendime soruyorum:
hayatımın neresindeyim?
kendimi arıyorum
kaybolmuş bir yol gibi,
ama içimde hâlâ bir ışık var.
belki durakladım, belki yoruldum
ama bilirim ki hayat
kendini unutmak için değil,
kendini bulmak için yaşanır.
dünya ve bazı insanlar sahte olabilir.
ama ben sahte olmak zorunda değilim
mükemmel değilim;
bazen aksi, inatçı, sert olabilirim
ama dürüstlüğüm, vicdanım,
kalbim hep yerinde
İşte gerçek hayat tam olarak
burada başlıyor: yani içinde.."
Yazan Nurâzel
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.