Düşünmek kolaydır, yapmak zordur. dünyada en güç olan şey de düşünüleni yapmaktır. goethe
Tokdemir Kansu
Tokdemir Kansu

Zihnin Gerçek Gücü

Yorum

Zihnin Gerçek Gücü

( 2 kişi )

0

Yorum

8

Beğeni

5,0

Puan

104

Okunma

Zihnin Gerçek Gücü

Zihin Sandığından Daha Güçlü

İnsan, yüzyıllar boyunca bedenine bakıp “Ben buyum” dedi. Kemiğe, ete, kana baktı. Organlara, sinirlere, hücrelere. Ama hep bir şeyi unuttu: bütün bunları yöneten, görünmeyen bir orkestra şefi var. Adı zihin. Ve o şef, hiçbir nota kağıdına sadık kalmadan, bazen bir nefesle bütün bir senfoniyi değiştirebiliyor.

Plasebo etkisini bir bilimsel makalede okumuştum. Plasebo mesela. Çoğumuz onu “kendini kandırma” sanırız. Oysa kandırmak değildir. Kandırmak, gerçek olmayan bir şeye inanmaktır. Plasebo ise, inandığın şeyi bedeninin gerçekten var etmesidir. Beynin, “Bu ilaç iyi gelecek” dediğinde, endorfin salgılaması, dopamin üretmesi… Bunlar hayal ürünü değil, laboratuvarda ölçülebilen moleküllerdir. Yani zihin, boş bir hapı bile etkin bir ilaca dönüştürebiliyorsa, asıl mesele şudur: Gerçek sandığımız şeyin ne kadarı gerçekten dışarıda, ne kadarı içeride kurduğumuz hikâyede?

Aynı makalede milkshake etkisini de anlatmışlar. Bir milkshake var. Aynı içecekte herhangi bir değişiklik yapmadan deneklere bir gün “620 kalori, yoğun” etiketiyle geliyor. İçenler tok, enerjik. Başka bir gün “140 kalori, hafif” yazıyor. Aynı denekler, aynı içecek, bu kez acıktıklarını söylüyorlar. Kanlarına bakıyorsun: açlık hormonu ghrelin, birinci gün düşmüş, ikinci gün yüksek. İçecek değişmedi. Ama zihin, içeceğe yüklediği anlamla bedenin tepkisini yeniden yazdı. Kimya değişmedi, kimyanın okunuşu değişti.

Başka bir deneyde de sporculara sanal bir rakip izletiyorlar. Rakip, onların farkında olmadan gerçek kapasitelerinin yüzde beş üzerinde gidiyor. Sporcular, “aynı hızdayız” sanarak o rakibi yakalamak için normalde asla çıkamayacakları performans seviyelerine ulaşıyor. Yani beden, zihnin “yapabilirsin” dediği yere kadar gidebiliyor. Ama “yapamam” dediği yerde duruyor. Sınır, kaslarda değil, cümlelerde.

Ağrı belki de en çarpıcı örnek olarak deneyimlenmiş bu araştırmada. Plasebo verilen birinin beyni, içi boş hapı fark etmez. Sadece “ilaç” kelimesini duyar. Ve hemen endojen opioid salgılamaya başlar. Yani ağrı kesiciyi eczane değil, zihin üretir. Morfin üzerine yapılan bir çalışmada, hastaya morfin verildiğini söylediğinde etkisi, gizlice verilen morfine göre daha fazla. Kimyasal aynı. Fark, beklentide. Beklenti, kimyasalın gücünü ikiye katlayabiliyor.

Şimdi düşün. Dış dünya kadar, o dünyaya verdiğin anlam da biyolojini değiştiriyor. Bugün “çok yorucu olacak” diye uyanırsan, bedenin yorgunluğa hazırlanıyor. Kasların daha çabuk laktik asit üretiyor, nefesin tıkanıyor, motivasyonun düşüyor. Ama “Bugün iyiyim, hallederim” dediğinde, başka bir sistem devreye giriyor. Dopamin akıyor, enerji toplanıyor. Aynı beden, aynı iş. Farklı hikâye.

Zihin, ayna değil. Ayna dışarıdakini olduğu gibi yansıtır. Zihin bence bir projeksiyon cihazıdır. Dışarıdaki veriyi alır, içindeki anlamla harmanlar, sonra onu bir film gibi bedenine izletir. O filmin mutlu sonla bitip bitmeyeceği, senaryonun hangi cümlelerle yazıldığına bağlıdır.

Bunu bilmek, büyük bir özgürlüktür. Çünkü eğer zihin bir milkshake’in kalorisini bedenin algılayışını değiştirebiliyorsa, bir sporcunun hız limitini aşabildiğine göre, bir hastanın ağrısını dindirebiliyorsa… O halde hayatımızın daha büyük meselelerinde de bir şeyleri değiştirebilir. Bir başarısızlığı “son” değil de “bir durak” olarak kodlamak, bir kaybı “yıkım” değil de “dönüşüm” olarak adlandırmak… Bunlar boş sözler değil. Zihnin beden üzerinde yaptığı değişim kadar gerçek.

Etkisi sandığınızdan daha güçlü. Çünkü zihin, sandığınızdan daha güçlü. Ve zihinle beden arasındaki o gizemli köprüden geçen her düşünce, ya iyileştirir ya yaralar. Ya kaldırır ya düşürür. Farkı yaratan ise, o düşünceye ne kadar inandığınızdır.

O halde bugün hangi hikâyeyi anlatacaksın bedenine? Yoruldum, yapamam, çok ağır mı? Yoksa bu da geçer, hallederim, daha güçlüyüm mü? Unutma: Bedenin, zihnin yazdığı senaryoyu oynar. Ve sen, hem yazar hem oyuncusun.

İyi yaz emi...

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Zihnin gerçek gücü Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Zihnin gerçek gücü yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Zihnin Gerçek Gücü yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL