1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
127
Okunma
İnsan neden biriktirir söyleyeceği sözleri? Çünkü söylemek korkutur. Çünkü bir kelime ağızdan çıktığında artık sahibi değilsindir; onu geri alamazsın. Bu yüzden erteleyiz, bekleriz, “söylesem mi, söylemesem mi?” diye düşünürüz. Her erteleme, her “vazgeçtim” cebimize küçük bir taş atar. Önce hafif gelir. Sonra taşlar birikir. Sonra çakıl olur, sonra kaya. Bir gün bakarsın cebin yırtılır. Ama yine de söylemezsin. Çünkü alışmışsındır ağırlığa.
Peki bu birikim ne yapar? Yavaş yavaş yürüyüşünü değiştirir. Omuzlarını düşürür, nefesini daraltır, uykunu kaçırır. Düşüncelerin hep o söylenmemiş kelimelerin etrafında döner. Bir arkadaşla konuşurken aklının bir köşesinde “aslında ona şunu söylemeliydim” vardır. Sevgiliye sarılırken içinde “hâlâ anlatamadığım bir şey var” hissi büyür. Bu birikim, insanı şimdiki zamandan koparır. Geçmişte söylenmemiş sözlerin mahkûmu olur, gelecekte söylemeyi düşlediği sözlerin kölesi. Asla şimdi olmaz. Hep bir önceki cümlenin, hep bir sonraki itirafın gölgesinde yaşar. Sorun budur: biriken kelimeler, insanın içini değil, dışını büyütür. Dışarıdan aynen bakarsın, herkes gibisindir. Ama içeride bir çöplüğün vardır. Ve o çöplüğün kokusu zamanla her şeye siner.
Çözüm nedir? Şairin dediği gibi: “Bir gün çıkarırım hepsini, rüzgâra bırakırım usulca.” Çözüm, cebi boşaltmaktır. Ama nasıl? Bir çırpıda değil, yavaş yavaş. En ağır olanla başlamak gerek belki de: “özür dilerim” ya da “kızdım” ya da “seviyorum” hangisi en çok batıyorsa. Sonra onu çıkarıp karşındakine uzatmak. Telefonla, yüz yüze, bir mektupla. Önemli olan usulca olması. Çünkü usulca yapılan şeyler hem karşıdakini incitmez hem de senin pişmanlığını azaltır. Bir diğer yol: rüzgâra bırakmak. Yani bazen kelimeleri karşındakine değil, doğaya, sayfaya, gökyüzüne söylemek. Yazmak da bir boşaltmadır. Cebindeki taşları çıkarıp kâğıda koymak. Çözüm, biriktirmeye devam etmemek. O an içinden geçeni, o an söylemek. “Sonra” ların birikmesine izin vermemek.
Belki de gerçek cesaret, söylenecek kelimeyi cebe atmak değil, hemen ağızdan çıkarmaktır. İşte o zaman hafiflersin. Ve ilk kez, elini cebine attığında hiçbir şey bulamazsın. O boşluk, ürpertici değil, özgürlüktür. Dene. Bugün en ağır taşını çıkar.
Kim bilir, belki dünya hafifler.
Belki de sen...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.