İnsan vardır ki söylediği sözlerle büyür, söz vardır ki, söyleyen insan yüzünden büyük görünür. ısmail habip sevük
Deniz🌿
Deniz🌿

BOŞ SANDALYE

Yorum

BOŞ SANDALYE

( 4 kişi )

4

Yorum

10

Beğeni

5,0

Puan

274

Okunma

BOŞ  SANDALYE

BOŞ SANDALYE

Bugün birinci tekil şahısla konuşacağım, öykümü ilahi anlatıcıya bırakmıyorum,bugün cesurum nedense.

Kendimi misafir edeceğim karşımdaki boş sandalyede...Çünkü insan misafiri kendinden daha çok hürmete kayık görür.Kendinden esirgediği merhameti,başkasına çok görmez...

İş çıkışı cadde üstü bir kafeye götürdü beni ayaklarım.Direnmedim,kahvenin her türüne bayılan biri olarak ,bir mekanda yalnız oturmayı unutmuşum.Kendimden kaçtığım içindir belki,bilemiyorum.

Boş sandalye tekniğini terapi seanslarımda danışanlarıma,psikiyatri hastalarına sıkça öneririm.Ama ben hiç denememiştim. Bugün öylece yürürken geldi aklıma aniden.Kendimi dışardan izlemek,zihnimin birkaç adım gerisine çekilmek gerçeği daha net görmemi sağlayabilir.

İlk ben geldim kafeye.Psikolog kimliği olgun,nötr,anlayışlı ve yapıcıdır.Özgüvenli profesyonel duruşum danışanlarıma güven verir.Bakalım Elmira’yı bugün nasıl göreceğim yargısız ve duygusallıktan arınmış bir bakışla?
Onu kendimden ayrıştırmazsam asla net göremeyeceğim,biliyorum.

Bunları düşünürken kapının cam kanatları iki yana açıldı ve Elmira telaşlı gülümsemesiyle masaya yöneldi.Otururken sordu:

-Kusura bakmayın,geç kaldım değil mi?

-Her zaman telaşlısın Mira,sorun değil biliyosun,dedim gülümseyerek.Benim sükunetim onu da yatıştırdı.

-Nasılsın bugün?

-Boş...Bomboş hissediyorum.Sanki duygularımla teması yitirmiş gibi.Hiçbir şeyi yoğun yaşayamıyorum artık.Kimseyi özlemiyorum,kimseye kızamıyorum,hayata dokunamıyormuşum gibi...Her şeyin dışındaymışım gibi yani...

Direkt daldı söze Elmira,bu iyiydi,güven işaretiydi.Depresyonun kıyısında dolaşanların kullandığı "her şey" ve "hiçbir şey" sözcüklerini sıkça kullanması dikkatimi çekti,genellemelerle düşünmek negatif döngüyü sürdüren bir faktördü.
Bunları söylemedim elbette.

-Sana ne iyi gelirdi Elmira?Neye ihtiyacın var sence?

-Hiçbir şey planladığım gibi gitmedi...Hayal etmekten vazgeçtim ben de...
Ne iyi gelirdi?Kendime alan açmak mesela hayatımda...Küçük bir arka bahçe;içinde serbestçe dolaştığım,kendi çiçeklerimi ekip kokladığım,yaşadığımı hissetmenin suçluluk duygusu oluşturmadığı bir zaman ve mekan kırıntısı...Belki iyi hissederdim.

Elmira,solgun görünüyordu.Kendisiyle var oluşla arasında yapay bariyerler vardı.Bu bariyerler hayatın dayattığı sorumluluklardan oluşuyordu.Bütün hayatını kaplamasına izin verdiği gündeliğin monoton ayrıntıları...Tatsız ama gerekli işler güçler arasında sıkışmış rutinler...

Garson gelince konuşması bölündü.Tam konuya odaklandığı noktada gelen garsona soğuk soğuk baktı.

-Ne alırsınız efendim?

-Kahve, dedi ve hızlıca bana döndü.

Elindeki tablete siparişi girmeye çalışan garson saymaya başladı;

-Espresso, Cappuchino, maccihato,Türk kahvesi, soğuk kahve, mocca,latte...

-Kahve,Türk kahvesi ,dedi Elmira sabırsızca.

Garsonun gitmeye niyeti yoktu:

-Nasıl olsun efenim; sade, orta, şekerli, sütlü, sütsüz, damla sakızlı, kakuleli...?

-Sade...dedi derin nefes alarak.

-Peki yanında bişey ister misiniz?
Kurabiye, şokola, turta, cupcake, cheesecake...Tuzlu çeşitlerimiz de var, dedi garson.Tam tuzluları saymaya başlıyordu ki Elmira bakışlarını ona dikip lafa atladı:

-Kardeş neyi anlamadınız? Sade ve sadece kahve istiyorum ,dedi tane tane buz gibi bir sesle...

Garson şaşkın,bana döndü, aynısından isteyip savuşturdum.

-Sabırsızım dedi Elmira, insanlara da ,kendime de sabrım kalmadı.Gittikçe olgunlaşmam gerekirken daha da sabırsızım.

Bir yandan da önündeki kağıda bir şeyler çiziyordu.Çizilen resimler, değerli verilerdir, sözlerin anlatamadıklarını kolayca gözümüze dökebilir. Çocuklarla konuşurken oldukça işe yarayan bir yöntemdir.Merak ettim:

-Resme bakabilir miyim?

Çekinerek kağıdı gösterdi:

-Ne çizdiklerime ne de yazdıklarıma aktarabiliyorum içimde devinenleri...

-Kendine haksızlık etmiyor musun Mira?
Gayet iyi olmuş bence ,bu resmi başkası yapsa beğenirdin ama kendine karşı nazik olamıyor insan bazen.

-Artık başkalarına da nazik olamıyorum işte,sorun bu...Çünkü kendini mutlu edemeyen kimseyi mutlu edemez. Kendi istediği gibi olamayan kimsenin istediği gibi olamaz ve sonuçta da geriye kimsenin memnun olmadığı bir hayat kalır...

Gergin ve sıkılmış gibiydi.

-Başaramadım, dedi pencereden bakarken sokağın telaşlı hengamesine;

-Başaramadım işte.Ben o tasarladığım ben olamadım...

Bugün onu fazla yormak istemedim. Sadece kendini ifade etmesi için bir zaman ve küçük bir mekan verdim ona.

Sohbetin devamında ordan burdan konuştuk öylesine, fazla deşmedim.Sadece gözlerine bakıp onu dinlemem bile rahatlatmıştı sanki.

Ayrılırken huzurluydu,gülümsüyordu. Yargısız ve beklentisiz bir sohbetin içinde dinlenmişti ruhu...

Bir meslektaşım görse bu iç monoloğu dissosiyatif bozukluk ya da borderline diyebilirdi duruma.Bu düşünce ve ilginç terapinin yüzümde bıraktığı spontan gülümsemeyle kafeden çıktım.

Yola koyuldum;i çimde huzur, dışımda bahar rüzgarıyla...

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Boş sandalye Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Boş sandalye yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BOŞ SANDALYE yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
18.4.2026 12:02:47
5 puan verdi


Bu öykü çok içten, samimi ve oldukça güçlü olmuş.
“Boş Sandalye” tekniğini hem profesyonel hem de kişisel bir düzeye taşıman, metne ayrı bir derinlik katmış. Kendini dışardan izleme cesareti gerçekten etkileyici.

Öykü, bir psikologun kendiyle yüzleşmesini anlatıyor. “Elmira” aslında kendisi – bu ayrıştırma çok başarılı. Okuyucu adım adım o boş sandalyeye oturuyor ve Elmira’nın iç dünyasını izliyor.
Tonu hem profesyonel hem de çok insani; soğuk bir klinik anlatım yerine sıcak, merhametli bir bakış hâkim. Bu dengeyi tutturman güzel.


Boş sandalye tekniğinin kullanımı Hem terapide önerilen bir yöntem olması hem de yazarın (Elmira’nın) ilk kez kendi üzerinde denemesi çok anlamlı bir katman yaratmış. Kendine misafirperverlik göstermesi (“insan misafiri kendinden daha çok hürmete layık görür”) cümlesi özellikle çarpıcı.
Diyaloglar doğal ve akıcı Elmira’nın sabırsızlığı, garsonla yaşadığı küçük gerilim, kahve siparişi sahnesi çok gerçekçi.
Özellikle “Kardeş neyi anlamadınız, sade ve sadece kahve istiyorum” repliği hem sinirini hem de tükenmişliğini güzel yansıtıyor.

“Küçük bir arka bahçe; içinde serbestçe dolaştığım, kendi çiçeklerimi ekip kokladığım…” bu cümle çok güzel, özlemi ve ihtiyacı net hissettiriyor.

Kağıda çizim yapması ve “ne çizdiklerime ne de yazdıklarıma aktarabiliyorum” demesi iç dünyasının karmaşasını iyi aktarıyor.
- Sonuç Yargısız bir dinlemenin bile şifacı olabileceğini göstermesi öyküye güzel bir kapanış yapmış. “İçimde huzur, dışımda bahar rüzgarıyla” cümlesi hafif ve umutlu bir dokunuş.

Bu, klasik bir “kendiyle terapi” öyküsü olmuş ama klişe olmaktan uzak durmuş. Çünkü hem profesyonel kimliği hem de kırılgan insan tarafını aynı anda göstermişsin. Okurken “Elmira”ya hem üzülüyor hem de anlayışla yaklaşıyoruz.

Öykü kısa olmasına rağmen duygusal katmanı derin. Özellikle psikolojiyle ilgilenen veya kendini dinlemeye ihtiyaç duyan okuyucular için çok samimi gelecektir.

Kalemine kelamına yüreğine sağlık.
☕🙏✍️
Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
17.4.2026 18:32:55
Sıkılmadan okudum Yaşamdan kesitler işte. İlgiyle okudum
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
17.4.2026 15:00:02
Severek okudum. Tebrikler güzel insan...
Mehmet Ata
Mehmet Ata, @mehmetata
17.4.2026 14:39:26
Gülümseten bir anı oldu ben de denemeliyim denedim de kimse gelmeyince uyudum o sırada garson hafifçe omzuma dokundu sanki burası otel değil der gibi ama gözlerimi açtığımda kimin dokunduğunu farkedemedim belki de garson değildi belki de deyiminizle almira idi

Severek okudum tebrikler
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL