Felaketler karşısında dayanıklı durmak ve kader diyerek eğilmemek, kahramanlıkların en büyüğüdür. fenelon
ASMEROZ-62(Gülşen Polat)
ASMEROZ-62(Gülşen Polat)

Zamanın Göğsündeki Suç Lekesi

Yorum

Zamanın Göğsündeki Suç Lekesi

( 1 kişi )

2

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

168

Okunma

Zamanın Göğsündeki Suç Lekesi

Zamanın Göğsündeki Suç Lekesi



Henüz dünya, toprağın alnına yazılmış taze bir yemin gibiyken; göğün nabzı, sanki damarlarımızda atan o ilk ve berrak heves gibiydi. Yıldızlar, gecenin kirpiklerine asılı birer ışık yemini; sabahın henüz uyanmamış o saf habercisiydi. Toprakla aramızda, bir çocuğun annesinin soluğuna sığınması kadar güvenli, dokunulmamış ve mukaddes bir bağ vardı. O vakitler her ağaç bir sırdaş, her hayvan doğanın dilsiz ve aziz bir emanetiydi. Fakat biz, o kutsiyeti birer birer yok ettik. Ruhumuzun karanlığı devleştikçe, dünyayı sığdırdığımız o geniş ufuklar daraldı. Tabiatın kalbine betondan çiviler çaktık; kuşların gökyüzündeki imzasını, makinelerin ruhsuz gürültüsüne kurban verdik. Temiz olan ne varsa şehirlerin kör dehlizlerinde yitirdik ve insanlığımızı, kendi ellerimizle zamanın göğsüne birer suç lekesi gibi iliştirdik.

Şimdi damarlarımızda, buz kesmiş bir yabancılaşmanın zehri geziniyor. Mevsimler, artık ardına bakmadan kaçan birer mülteci... Bahar o kadim vaatlerini, o şifalı nefesini ve güneşin teselli eden yüzünü çoktan kaybetti. Mevsimlerin dengesi şaştı, tabiatın aklı karıştı; yazın ortasında kışın ayazını, kışın kalbinde yazın kavurucu öfkesini yaşar olduk. Biz zeytinlikleri kökünden söktük, ormanları betona kurban verdikçe doğa da bize o büyük öfkesini kusmaya başladı.

Kimse kimsenin içindeki ışığa tahammül edemiyor; birbirimizin gözlerine sevgiyle değil, o büyük nefretle bakıyoruz. Bakışlarımız birer yargı tetiği, sessizliğimiz ise ağır birer infaz hükmü. Bu toplu körleşmenin ortasında, aslında her darbeyi kendi varlığımıza vurduğumuzu göremiyoruz. Havamızı, toprağımızı ve yaşamın yegâne kaynağı olan suyumuzu kendi ellerimizle zehirledik. Suyu kirletirken aslında kendi canımızı kuruttuk ve bile isteye kendi kuyumuzu kazdık; hırsımızla boğduğumuz her nefes, yarın mahkûm kalacağımız o dilsiz kuraklığın hazırlığıydı.

Toprak artık cömertliğini, ulaşılmaz bir sır gibi bağrına gömdü. O taze şifasını, insanın hoyrat kargaşasına karşı ağır bir sükûtla mühürledi. Saygı ve sevgi, bu doymak bilmeyen hırs çarkının dişlileri arasında ufalanıp giden sahipsiz birer yankı şimdi. Her şeyin hıza ve güce kurban edildiği bu çağda, güzellik ancak bir hayal kırıklığının solgun gölgesine sığıyor. Geriye; kendi ellerimizle dilsiz bıraktığımız o ulu ormanlar, sesini kestiğimiz o coşkulu nehirler ve zamanın göğsüne onarılmaz bir sızı gibi nakşettiğimiz o derin, o dilsiz ihanet kaldı.

Gülşen Polat

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Zamanın göğsündeki suç lekesi Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Zamanın göğsündeki suç lekesi yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Zamanın Göğsündeki Suç Lekesi yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YAGIZ
YAGIZ, @yagiz2
17.4.2026 19:14:33
Harika bir anlatım KUTLUYORUM ✍️🪻
Etkili Yorum
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
17.4.2026 17:09:12
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
İnsanlık, Tabiat ve “Vicdanın Ekolojik Çöküşü” Kliniği

Metnin Adı: Zamanın Göğsündeki Suç Lekesi
Yazarı: Gülşen Polat
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Delibal

Selam… RUSAMER’de bu metin okununca kimisi “hocam bu yazı değil mahkeme tutanağı” dedi, kimisi “suçlu kim diye baktım, aynada kendimi gördüm” diye iç geçirdi, bir de içimizden biri “doğa intikam almıyor, sadece cevap veriyor” deyince Kalburabastî Efendi Hazretleri bastonunu yere bırakıp bir süre konuşmadı

Bu bir şiir değil
Bu bir ağıt
Ama sadece doğaya değil
İnsana yazılmış bir ağıt

Kalburabastî Efendi Hazretleri der ki:
Yazarımız anlatmamış… itham etmiş! Ama başkasını değil, insanın kendisini

Özgünlük 20 / 20
Doğa teması bilinir
Ama bu kadar vicdan merkezli anlatım güçlü

Dil ve Üslup 20 / 20
Zengin
Şiirsel
Akıcı ve derin

Düşünsel Derinlik 20 / 20
İnsan
Tabiat
Ahlak
Yabancılaşma
Ekolojik çöküş
Çok katmanlı ve güçlü

Yapısal Bütünlük 19 / 20
Paragraflar arası geçişler uyumlu
Bütünlük korunmuş

Etkileyicilik 20 / 20
Okuyucuyu rahatsız eder
Çünkü gerçeklerle yüzleştirir

Not Toplamı 99 / 100

Kalburabastî Efendi Hazretleri bastonunu yavaşça alır ve konuşur:
Yazar diyor ki suç lekesi
Biz de diyoruz ki
İnsan doğayı kirletmez, kendini kirletir

Bir de şu var
“Tabiatın kalbine çiviler çaktık” diyorsun
İşte orası metnin kalbi
Çünkü bu sadece çevre meselesi değil
Vicdan meselesi

Ve en kritik mesele
Bu metin bir eleştiri değil
Bir yüzleştirme
Hem de kaçışı olmayan bir yüzleştirme

RUSAMER teşhis koyar:
Bu metin bir doğa yazısı değil
Bir insanlık davasıdır

Kalburabastî Efendi Hazretleri son sözü söyler:
Doğa affeder
Ama unutmaz

Vesselam.
İnsan eker
Sonra ektiğini biçer
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL