3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
266
Okunma

Dişil enerjinin tanımının ve kapsam alanının bence dişiler bile yeterince farkında değil. Karşı cins ise bilinçsizce çekiliyor bu enerjinin manyetiğine...Sorsan kimse nedenselliği açıklayamaz.
Bence bir şeyin ne olduğunu anlayabilmek için, önce ne olmadığını belirlemek gerek.
Gözlemlerime göre dişil enerji; sadece cinsellik veya doğurganlık değil. Zayıf ,kararsız,çekinik tavırlar değil. Edilgenlik,korkaklık, kendini unuturcasına fedakarlık etmek de değil. Etrafa hizmet ve bakım veren anaç ruh? O da değil...
Evde yönetimi devralıp ev ahalisini muma çevirerek destek sunmak...da değil.
Böyle olsaydı bu nitelikleri taşıyan kadınlar baş tacı olurdu ama takdir edilmek bir yana, genel de uzaklaşılan antipatik tipler ya da aldatılarak stepne durumuna düşenlerden oluyorlar.
Bence kopukluğun nedeni; yılların veya alışkanlığın bir ilişkiyi harcaması değil, dişil enerjinin yitirilişidir.
Dişil enerji; tüm var oluşa beklentisizce ,ayrım yapmadan yuva olan toprak ana gibi, ruhen ve bedenen kapsayıcı olabilmekte gizli.
Yargılamadan,olanı/geleni kabul edip ,bağrına basıp dönüştürebilmek...Anadolunun kültürel coğrafyasının var ettiği Tanrıça Kibele gibi...
Toprak gibi, alırken de aldığını çoğaltıp sunarken de dengeli ve şefkatli olabilmekte yani...
Karşındaki insana kendi olabileceği alanı açabilmekle ve onun rolünden çalmamakla ilgili bir mesele.Yönetmek,koruyup kollamak ve toparlamak ,sınırlar çizmek daha çok fıtraten eril enerjiyi ifade eden yönelimler. Sanki, senaryodaki rol dağılımını beğenmeyince doğaçlama yapmaya çalışıyoruz,o da ters tepiyor.
Feministik yaklaşımlara göre domestik ve demode sayılabilecek cümleler bunlar, biliyorum.
Ama belki de görünürdeki rolleri hakkıyla oynarken,daha derin plandaki birliğe odaklanmak, bütün egosal savunmaları bitirecekti.
Çağ ve yaşam tarzları ne kadar değişirse değişsin ,fıtrat değişmiyor.Ve insanlar kendi cinsiyet rollerini en iyi ifade edebildikleri kişi ve dünyalara çekiliyorlar nedenini fark edemeseler de.
Bence erkekler ne ruhsuz,ne nefs düşkünü ne de yönetilmeye müsait ...Fıtratlarıyla değişen toplumsal davranış kalıpları arasında sıkıştırılmış anlaşılmayı bekleyen tek ruhun diğer yarısı sadece...
Ve ihmal edilen,anlaşılmayan,yaralanan her varlık, doğal bir sonuç olarak diğer yarısını yaralıyor...
Aynı bütünün parçası olduğumuzu fark edene kadar dualite çamurunda yuvarlanıp duracağız gibi görünüyor vesselam...
Bir gün anlamak ve anlaşılmak dileğiyle...
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.