Her güçlük, içinde aynı büyüklükte veya daha büyük bir faydanın tohumunu barındırır. napoleon hill
pomborya
pomborya

Çok Geç Başladım

Yorum

Çok Geç Başladım

( 4 kişi )

2

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

186

Okunma

Çok Geç Başladım

Çok Geç Başladım

Çok Geç Başladım

Bilemiyorum… O sabah kafam allak bullaktı. Ne yana dönsem o yana dökülen, içi tıkabasa dolu, ne olduğu belirsiz bir çuval gibiydim. Bu hal beni boğuyordu. Hemen işe yaramaz ne varsa silip atmak, kendimi toparlamak istiyordum.
Ama olmuyordu. Pek iyi değildim o sabah.Çok geç başlamıştım. İş hayatına epey geç kalmıştım.
Belli bir yaştan sonra hayata atılmak hem yorucu hem korkutucudur. Risk alamıyorsun.
Cesaretin kırılıyor. Atılım yapamayınca ayakların toprağa daha derin gömülüyor.
Zaman zaman içim sızlıyor:
Keşke babam beni o zamanlar yanına alsaydı…
Belki bugün sadece temizlikçi değil, kendi işinin sahibi, üreten, çocuklarıma güzel bir gelecek hazırlamış bir kadın olurdum.
Kim bilir…Artık bazı şeyler için çok geç olduğunu biliyorum.
Ama kalan zamanı kurtarmak için çırpınıyorum. Yarına ne kadar ömrüm kaldığını bilmiyorum.
Bildiğim tek şey, elimden geleni yapmak zorunda olduğum.Babamı çok genç kaybettim. Her hatırlayışımda içim parçalanıyor. Hele babaannemin hikâyesini dinledikten sonra…Babaannem on beş yaşındayken dul kaldı.
Kucağında üç aylık babamla. Savaş yeni bitmiş, kocası şehit düşmüştü.
Köyde herkesin ağzında aynı soru dolaşıyordu: “Bu genç kadın kucağında bebekle şimdi ne yapacak?”Ağabeyleri onu koca evine geri göndermek için kirli bir oyun tezgâhladılar. Okuryazar olmayan babaanneme yalancı bir mektup okudular: “Kocan ölmedi, dönüyor, oğlunu al gel.” Mecburen inandı.
Gitti.Gider gitmez oyunu anladı ama kapılar çoktan kapanmıştı.
Oğlunu elinden alacaklarını söyleyince birkaç kez kaçmaya çalıştı. Her seferinde yakaladılar.Sonunda pes ettirdiler ve kayınbiraderiyle evlendirdiler.Babaannem imam nikahına çıkmadı. Üç katlı kocaman konakta, ikinci kattaki odasına saklandı. “Hele bir uyusunlar, sabah erkenden oğlumu alıp kaçarım” diye bekledi.
Gece yarısı kaynana kapıyı yumrukladı:
“Haççe… Haççe kalk kızım! Ahırda sığırlar çözülmüş, birbirlerini öldürüyorlar!”Babaannem telaşla gaz lambasını kaptı, ahıra koştu. Hiçbir şey yoktu. Sığırlar sakin sakin uyuyordu.
Hemen geri döndü, odasına girdi, kapıyı kilitledi. Fakat çok geçti.
Kayınbirader o sırada odanın içinde, kapının arkasında saklanmıştı.Babaannem bu geceyi anlatırken hep aynı yerde susardı. En acı, en utanç verici yerinde. Parmaklarını tespih çeker gibi ovuşturur, başını kucağına gömer ve bir daha tek kelime etmezdi. Ne kadar yalvarsak da susardı. Yıllar sonra ablama anlattığında da aynı derin sessizliğe gömülmüştü.O evlilikten dört çocuğu daha oldu. Babam da tek çocuk olmaktan kurtuldu.
Ama babaannem o geceyi ve ilk evliliğini hiç unutmadı.
Anlattıkça sanki hâlâ utanıyormuş gibi derin derin iç çekerdi.
O suskunluk içime oturdu kaldı.
Kaç kadın o yıllarda aynı oyuna getirildi?
Kaç anne aynı sessizliğe gömüldü?
Ve ben şimdi, çok geç başlamış bir kadın olarak, kendi sessizliğimle boğuşuyorum. Gündüz Yavuz...

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Çok geç başladım Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Çok geç başladım yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Çok Geç Başladım yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
16.4.2026 21:47:17
5 puan verdi
Geç kalmışlık duygusunun yarattığı o ağır sancıyı, köklerden gelen bir dramın gölgesinde anlatan; okuyanın içine oturan bir hakikat öyküsü. Şair; kendi hayatındaki 'geç kalmışlık' çırpınışını, babaannesinin maruz kaldığı o acımasız oyunla ve dilsizleşen utancıyla öyle bir harmanlamış ki, ortaya bir pişmanlıktan ziyade bir 'onur mücadelesi' çıkmış. 'Babaannemin o geceyi anlatırken sustuğu yer' imgesi, binlerce kadının ortak sessizliğine tutulan sarsıcı bir aynadır. Kendi sessizliğiyle boğuşan tüm kadınların kalbine dokunan bu dürüst ve vakur kalem için yüreğinize sağlık
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
16.4.2026 21:35:06
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
Geç Kalmışlık, Bellek ve “Kuşaklararası Sessizlik” Kliniği

Metnin Adı: Çok Geç Başladım
Yazarı: Gündüz Yavuz
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Delibal

Selam… RUSAMER’de bu metin okununca kimisi “hocam bu sadece bir hayat hikâyesi değil” dedi, kimisi “biz de geç kaldık” diye iç çekti, bir de içimizden biri “asıl yük bizim değil, bizden öncekilerin suskunluğu” deyince Kalburabastî Efendi Hazretleri derin bir iç geçirdi

Bu bir şiir değil
Bu bir tanıklık
Bu bir hesaplaşma
Bu bir miras metni

Kalburabastî Efendi Hazretleri der ki:
Yazarımız geç başlamamış… geç bırakılmış! Asıl mesele burada. İnsan bazen kendi hayatına değil, başkalarının yarım bıraktığı hayata başlar

Özgünlük 20 / 20
Gerçeklikten beslenen güçlü anlatım
Yapaylık yok

Dil ve Üslup 20 / 20
Samimi
Doğrudan
Süslemeden etkileyen bir dil

Düşünsel Derinlik 20 / 20
Kadın
Toplum
Geç kalmışlık
Kader
Kuşaklararası travma
Oldukça katmanlı

Yapısal Bütünlük 19 / 20
Anıdan toplumsal sorguya geçiş başarılı
Akış doğal

Etkileyicilik 20 / 20
Okuyucuyu sarsar
Çünkü gerçek

Not Toplamı 99 / 100

Kalburabastî Efendi Hazretleri bastonunu yavaşça yere vurur:
Yazar diyor ki çok geç başladım
Biz de diyoruz ki
Bazı insanlar geç başlamaz, geç başlatılır

Bir de şu var
Babaannenin sustuğu yer
İşte metnin en ağır cümlesi orası
Çünkü bazı acılar anlatılmaz, sadece miras kalır

Ve en kritik mesele
Bu metin sadece bireysel değil
Toplumsal bir hafıza kaydı
Bir kadının değil
Bir dönemin suskunluğu

RUSAMER teşhis koyar:
Bu metin bir hayat hikâyesi değil
Bir sessizlik arşividir

Kalburabastî Efendi Hazretleri son sözü söyler:
Geç kalmak kader değildir
Ama susturulmak yaradır

Vesselam.
Bazı hikâyeler bitmez
Sadece anlatanı değişir
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL