Mütavazi olmalıyız. çünkü gelip geçiçiyiz ve unutulacağız. hayat başkalarına muvaffakiyetlerimizi anlatmak için geçirilmeyecek kadar kısadır. -- carnegie
Fruze
Fruze

Güncel Notlar

Yorum

Güncel Notlar

( 5 kişi )

4

Yorum

13

Beğeni

5,0

Puan

175

Okunma

Güncel Notlar

Sırf kendini mutlu etmek için başkalarının hayatını harcayan insanlar olur hayatta
Ve sadece olmakla kalmaz bazen bir şekilde hayatınıza dahil olurlar.

Tesadüf değildir o insanlar, kimisi iyi niyetle gelir, kimisi kötü.

Kimisi iyi şeyler ve güzel şeyler bırakır
Kimisi hayal kırıklığından ibarettir.

Kimisi iyi şeyler konuşur, kimisi kin ve nefret kusar.


Dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama;

Bazı erkekler kendisini seven, değer veren ve hiçbir şekilde karşılık beklemeyen kadınlara karşı daima, kin ve nefret
duyarlar.

Sizi değersizleştiemeye çalışır,
size karşı kullandıkları tavırlarla sizin bütün dengenizi alt-üst ederler.

Mutluluğunuzu veya basarınızı taktir etmek bir yana,
Sizi kıskançlıklarıyla boğarlar.

Siz sevgi zannedersiniz, nefrettir aslında bu.
Evet evet sevmek bir yana sizden nefret ederler aslında.

Ve kullanmsya çalışırlar; işte, evde, yatakta, her alanda.
Sadece bu değil duygusal anlamda da kullanırlar.

Sizi sevmeyen birinin size "seni seviyorum" deyip, sizden beklediklerinin karşılığını alınca , sonra da en küçük bir tartışmada
yok olduklarında sizi suçlarlar.
İşte bu nefrettir.
Böyle çok kötü çok büyük irinli bir nefret..

Sanki sadece onların kırgınlıkları vardır.
Onların sorunları vardır.
Onlar ağlar bir tek.
Sadece onlar yorgundur mesela.
Sadece onlar ne isterse o olmalıdır.

Böyle kocaman bir bencillik yayılır suratlarının ortasına ,
Sonra bir bakarsınız ki, hal ve tavırlarına yansır, sansürsüz arsızlıkları başlar
En sonunda da nefret dolu kelimelere kusarlar içindekileri..

Hakaret, aşağılama, değersizlik hissi ve kocaman bir boşluk hissedersiniz..
"Burada benim ne işim var" demeye kalmaz
ne düşebilir ne kalkabilirsiniz ordan.
Yığılır kalır bir anda güven dıygusu ve o sonsuz sevgi.



Kendi hal ve hareketerini bir tarafa sıkıştırıp,
"Sen böylesin" derken bile, o dev kibir bıyık altına yerleşip sizi yumruklar bir güzel..

Klasik erkek egemenliği, klasik aşağılama kompleksi içinde çarpıp dururlar sizi bir duvardan öteki duvara.

Başınız, çatlar, omurga kemiğiniz kırılır, acı hissetmezsiniz, çünkü fırsat bırakmazlar.

Çünkü, sen her zaman suçlu yanısındır o ilişkinin... (Sırf kadın olduğun için)

Bir mükemmelliyet beklentisi vardır daima
Fiziksel kusursuzluk,
Hep isterler,
Sevgiyi, saygıyı , özveriyi
Hep isterler, istekleri öyle çoktur ki, yetişemeyince
Yetersiz hissetmenizi sağlarlar.

Kabaca isterler, istediklerini alna kadar devam eder bu.
Ve sonra bir hiçsin sen. Hiç!

Tükenmez kalemler, tükenen bir ömrün imzasını atarlar üstüne.

Çarparlar yüzüne, bütün ünlemleri
"Al bu yalnızlık da senin" derler.
Al bu, iki yüzlü imge senin.
Nasıl olsa hesaplar ödendi.
Bütün hevesler yerini pişmanlığa bırakır artık.


Bir yaranın üstüne kocaman bir tükenmişlik
yapıştırılmıştır.
Bitti!
Herşey bitti. Hoş/çakal






İşte orda uyanır kalp,
Gözünü açar akıl
Sesi duyulur sessizliğin bir anda.

Anlarsın hiç sevilmediğini.
Sadece bir yanılgıya değmiştir ellerin.
O karanlık ve boş sokakların hiçbiri senin değildir aslında..
Sana ait değildir yüzün, ellerin, kalbin.
Sesin öyle bir yabancıdır ki sana,
Sen bile kala kalırsın içinde o sessizliğin.


Ve sadece keşkeler kalır dilinin ucunda
ve harcanan onca zamanın pişmanlığı olursun. Keşkeler bile yetmez onca pişmanlığı örtmeye...

...



(
)


Hâlbuki, bir anlasanız en baştan, dikkatle bir baksanız, aslında o kibar maskenin altında yatan kaba saba ve acımasız bir ruh göreceksiniz..

Bir anlasanız, aslında,
Siz kimsenin kalabalığına
arsızlıklarına katlanmak zorunda değilsiniz .

Hiç kimsenin yara bandı değilsiniz.
Hiç kimseyi iyileştirmek için gelmediniz dünyaya mesela.

Bir sorunu olan , bir eksikliği ve başka tercihleri olan
Gitsin kendileri iyileştirsinler.

Başının ağrısı bir türlü geçmeyen birine
Siz ağrı kesici olmazdınız. Olmayın da..

Çünkü o ağri kesildiği anda, çöpsünüz.
Bir cıgara kadar bile değeriniz yoktur aslında onların gözünde..



Değer kendimden olan birşeydir ve yoksa eğer
Hızlıca kaçın uzaklaşın oradan.

Çünkü sevmemin bedelini ancak sevenler anlar.

(
)



Sevmekten ve özlemekten korktuğun
bir kadını,
asla terk edemezsin.
O zaten çoktan çekip gitmiştir.





Fruze Özge

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Güncel notlar Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Güncel notlar yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Güncel Notlar yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
15.4.2026 16:54:19
5 puan verdi


Bu yazı, toksik ilişkilerde yaşanan duygusal istismarı, bencilliği ve kadınların sıkça karşılaştığı değersizleştirme sürecini çok samimi, keskin ve içten bir dille anlatıyor. Adeta bir uyanış metni gibi ilerliyor; önce acıyı ve tuzağı detaylıca tarif ediyor, sonra farkındalığa ve kendini koruma çağrısına dönüşüyor.


Metin, “Sırf kendini mutlu etmek için başkalarının hayatını harcayan insanlar” tespitiyle başlıyor ve özellikle bazı erkeklerin, kendilerini seven, fedakâr kadınlara karşı geliştirdiği kin, kıskançlık ve kullanma davranışını merkeze alıyor. Dil çok doğrudan, öfkeli ama aynı zamanda derin bir kırgınlık taşıyor. Okurken hem üzülüyor hem de “evet, bunu yaşayan çok” dedirtiyor.


Gerçekçilik: İlişkideki dengesizliği çok net yakalamışsın. “Sizi sevgi zannedersiniz, nefrettir aslında bu”, “Sadece onların kırgınlıkları vardır”, “Sen her zaman suçlu yanısındır (sırf kadın olduğun için)” gibi cümleler çok vurucu ve tanıdık geliyor.
Aşamalı anlatım: Önce yaşananları (değersizleştirme, kıskançlık, kullanma, hakaret) detaylıca tarif ediyor, sonra “işte orda uyanır kalp” diyerek uyanış anını veriyor. Bu geçiş doğal ve etkili.
Son mesajı: “Hiç kimsenin yara bandı değilsiniz”, “Değer kendimden olan bir şeydir”, “Sevmekten ve özlemekten korktuğun bir kadını asla terk edemezsin. O zaten çoktan çekip gitmiştir” bölümü çok güçlü bir kapanış. Hem uyarıyor hem de kadına güç veriyor.
- Duygusal derinlik: Tükenmişlik, pişmanlık, keşkeler, yalnızlık hissi ve “burada benim ne işim var” anı çok içten aktarılmış.

Öne Çıkan Cümleler
- “Sizi değersizleştirmeye çalışır, size karşı kullandıkları tavırlarla sizin bütün dengenizi alt-üst ederler.”
“Al bu yalnızlık da senin” derler.
“Hiç kimsenin yara bandı değilsiniz. Hiç kimseyi iyileştirmek için gelmediniz dünyaya.”
“Sevmekten ve özlemekten korktuğun bir kadını, asla terk edemezsin. O zaten çoktan çekip gitmiştir.”

Bu son cümle özellikle çok çarpıcı ve akılda kalıcı.

Yazı, duygusal manipülasyon ve toksik erkek egosunu eleştirirken aynı zamanda kadınlara “kendini koru, değerini bil, erken fark et” mesajı veriyor. Öfke, üzüntü ve farkındalık iç içe geçmiş. Dil günlük ve samimi olduğu için okuyanı kolayca içine çekiyor.

Bazı yerlerde cümleler biraz uzun ve nefes almakta zorlanıyor, ama bu da metnin “iç dökme” tarzına uyuyor. Eğer istersen bazı paragrafları daha kısa ve net hale getirerek etkiyi artırabilirsin.

Kısaca:
Toksik ilişkilerde yaşanan duygusal şiddeti, bencilliği ve değersizleştirmeyi çok gerçekçi bir şekilde anlatan, uyanış ve kendini koruma çağrısı yapan güçlü bir metin. Özellikle “sevmekten korktuğun kadını terk edemezsin” vurgusu çok derin ve düşündürücü.

Tebrik ederim. Bu yazı, benzer deneyimler yaşayan birçok kadına “sen yalnız değilsin” ve “artık yeter” dedirtecek cinsten.

Kalemine kelamına yüreğine sağlık.
☕🙏✍️
Nafiz Karak
Nafiz Karak, @nafizkarak
15.4.2026 09:27:29
Ve en önemli cümlelerinden biri:
“Hiç kimsenin yara bandı değilsiniz.”Bu cümle altın değerinde.
Dünyaya kimseyi kurtarmak, kimseyi iyileştirmek, kimsenin eksikliğini tamamlamak için gelmedik.

O ağrı kesici olmayı bırakınca, o sigara kadar bile değerin olmadığını gördüğün anda… işte o anda uyanış başlar.Sevmekten ve özlemekten korkan birini asla terk edemezsin, çünkü o kişi çoktan gitmiştir.
Gerçekten gitmiştir.
Senin yanında duran sadece gölgesidir.

Fruze Özge, bu metni yazarken her kelimenin içinden kan damladığını hissettim.
Ama aynı zamanda o kanın içinde bir yerlerde, kendine dönüşün, kendine saygının, kendine sevginin tohumları da var.
O tohumlar yeşerecek.
Çünkü sen artık “kullanılan” değil, “kullanılamayacak kadar değerli” olduğunu anladın.
Teşekkürler bu cesur paylaşım için.
Bazı yaralar, ancak bu kadar çıplak anlatıldığında iyileşmeye başlar.
Sevgilerimle Şairim..

meselci
meselci, @meselci
14.4.2026 23:58:03
5 puan verdi
Mesajlar yerinde. Sitemler haklı. Yazı güzel.
Bir yazı için birçok özellik, ebedi tat birarada.

NE GÜZEL.

Tebriklerimle. 👏👏👏✏️
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
14.4.2026 23:55:47
5 puan verdi
Emeğinize ve kaleminize sağlık güzel bir çalışma kaleminiz daim olsun selamlar saygılar gönderdim
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
14.4.2026 23:50:41
Beğeni:
13
Okunma:
175
Yorum:
4
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL