Zaman büyük bir öğretmendir. ne yazik ki tüm öğrencilerini öldürür.-- curt
Fruze
Fruze

Niyet

Yorum

Niyet

( 2 kişi )

2

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

45

Okunma

Niyet

Bir zaman sonra dönüp bakmıyorsun bile; içinden geçirdiğin onca iğne iplikten
ibret alıp da diyorsun ki, "Pencere önü çiçekleri de artık mevsimine göre."

Sonra şekil verdiğimiz iğne oyaları gibi ütüsüz çıkamıyorlar kapı önüne.
Şurada bir "dal" vardı, şurada "kestane ağacı" diye inatlaşmıyorsun kalbinle de,
yine de su akacağı yeri biliyor işte. Enine doğru değil de, tam da boyuna göre..

Cümleyi tersine çevirmek işlerine geliyor. Mantarın tırnağın içine bulaşan mikrobu gibi
öyle katılaşmışlar ki, öyle kördüğüm olmuşlar ki birbirleriyle;
siyah bir ünlem koyuyorlar önüne, kalın bir soru işareti ,
"al bu kötülük senin" diyorlar;
bu iyilikler de bizim derken, ikiye ayrılan insanlığı toplamaya kalkıyorum tek başıma.
Bütün yanlışlar çoğalıyor, bütün hatalar üstüme yapışıp kalıyor, bir doğru onlar kalıyor,
bir ben gerçek dışı o hengamede..

Ayağını attığın yerler uçurum olunca, sesini sonuna kadar kısıp, aklını da
uzaklara savuracaklarını sanıyorlar. Sanıyorlar ki , en keskin nişancıyı vurunca,
kimseden "çıt"çıkmayacak ve bütün etiketler yüzüme yapışacak..

Sonra biri çıka geliyor, elinde mimoza çiçekleriyle, bir kalp çiziyorsun
camın buğulu tarafına, yanına bir merhamet ekliyorsun, biraz yanına iyi niyet.

O niyetle işte, aklının ermediği gürültü bir yağmura meydan okuyorsun,
sırf boğulmamak için kanat çırpıyorsun, uçmak bile gelmiyor aklına;
"Sana ne " diye muhteşem bir cümleye gülümsüyorum o an..

Hayat biraz da gülümsemektir ya, biraz da ütüsüz bakmak gökyüzüne.

Zaman biraz da alışıla gelmişin üstündeydi ,
"düzelsin" diye, ya da "daha çok kırılsın" diye kırışık bırakmaktı gömleğini yan çekmeceye.

Zamanı gelince çıkar yerinden, ne dedikleri gibi iyilik kalır ellerinde,
ne de kötülüğün ön belleği.
Hepsi senin hikayende; -aç bak istersen; ne kadar unutulmuş ve oraya buraya saçılmış dökülmüş cümle varsa
hepsi içinde; ama niyet neyse, işte o niyetle..

İyi de, sen zaten kalbini biliyorsun, kendini bildiğin gibi, kendimi anneme anlatığım gibi
suya inandırmak niye ?

Bırak öyle kalsınlar, neye inanırsa inansınlar.
Sen "beyaz olsun istiyorsun" diye ben rengimi değiştiremem ki,
yeşilse yeşildir, kırmızı ise kırmızı "bundan sana ne!"
Sen benim hayat bilgim değilsin..

Onlar çoğaldıkça, azalıp bir noktanın içine giriyorum bazen .
Zaman değişiyor, adımlarımız yavaşlıyor kalbimiz eskisi gibi güçlü atmıyor.

Bu kadar çok ümlemden sonra, kırılmıyorum da, herşey dilin ucuna geliyor da ,
yutkunduğum o kadar çok haksızlıktan sonra;

"taş olsa çatlardı, kardelen çiçeği olsa çoktan bükerdi boynunu bu yalnızlığa "
deyip geçiyorum sıranın en arkasına; "çıt" bile çıkarmıyorum.

Korktuğumdan değil, öyle alışıla gelmiş keskin bir dille bakıyorum etrafa. Her defasında daha keskin daha güçlü , daha yalın bir paragrafla..

Parmaklarını bana çevirdiklerinde kötülük bana sıçrayacakmış gibi gelirdi eskiden,
oysa benim ellerim bu tarafta, gözlerim de öyle, kalbim de öyle...

Denizden avuçlarıma aldığım o bir damla su bile değiştirirken rengini, "durduk yere imgenin tam ortasına yayılan çamura niye aklayayım ki kendimi? "

Hem insan niye akıtır ki içinin zehrini bir çiçeğe.
İnsan ki, kendine hep bir fazladır , sana bir eksik...

Hem ben "durduk yere neden dalları tutup koparayım ki kendi gövdesinden" diye geçti içimden bir an , bir gülümsemek astım dutun dalına; İşte böyle şeyler iyi geliyor bana , bunca nefretten sonra..

Tiksinti duyduğum herşeyi bıraktım ait oldukları boşluğa, zamanla çıkacak kokusu ya da çıkmak için gün sayacak.
Hep inadına sevmek inadına sevişmek adına.

Yüzümü kazırdım duvarların üstüme bir ara, sonra sen geldin baharın çiçeğe duruşu gibi öylece karşımda oturup baktın bana.
Cümlelerin oraya buraya dağılmadını izledim , yanlışlıkla.
Tuzlu su içirdim kuşlara, karınca yuvalarından geçtim yine yanlışlıkla.

Tökezleyip derine bıraktığım ne varsa hepsini tekrar başa alıp, kalbimi açtım sana.
Bu suç değil, bu kalbimi alıp karışmaktı yağmurlara. Karıştım da etin kemiğe karıştığı gibi..

Çok geçmeden güneşin kanatlarına da dokundum ben, bir serçeyi emzirdim göğsümden. Uzunca bir nehri yıkayıp durdum kendi inancımla.

Bile isteye boş bir testiyi devirdim. Yol boyunca kırmızı ışıklardan geçince, yeşilde durdum.
Yanlış yerden atılan çimdikleriyle uyandığım sabahlarda yenildim zamana..

Herşey parmaklarımın ucundaydı, adın, yüzün sesin.
Kalbin kalbimde attı. Yüzün yüzümde anlam buldu. Niye inkar edeyim ki, edemem de..

Ne olduysa yüzümü bir yanlışa bulaştırdığımda oldu.. Miş’ lerle doldurdular gövdemi.Göbek bağımı kestiler hiç de sormadılar bana . Bir ipin ucunda sallandım durdum; ne bir eksik ne bir fazla..

Herşey dilimin ucunda, öylece duruyor orda,
o kibirli cümle ile o taş da orda, hem de ağırlığınca...

Cümleyi dağıtıyorlar; bir sana, bir bana, biri de denizin dibinde işte.

Hadi çıkar o taşı içinden..
Ellerin nerde. .

Fruze Özge

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Niyet Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Niyet yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Niyet yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Nafiz Karak
Nafiz Karak, @nafizkarak
14.4.2026 02:16:14
İki kelimeyi bir araya getiremeyen yazar ve şair olmuşlar, maalesef .
Bunlara inat kalemin ve kalbin acıtıyor onları..
Rengin hiç solmasın şiir kadın..
Çok/ ca /sev- ve sevgilerimle
gölgesiz
gölgesiz, @golgesiz
14.4.2026 00:22:17
5 puan verdi
İyiler hep kaybeden olmuştur şairem karşısındakini düşünürken bir yan hep eksık kalır aslında kötüler görmez kaleminiz kavi duygunuz daim ola bal şairin güzeldi🐝🍯🤗🙏🏻💐
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
14.4.2026 00:14:14
Beğeni:
6
Okunma:
45
Yorum:
2
BEĞENENLER
POPÜLER YAZILARI
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL