Ömrüm feda olsun aşkın üstüne.
Seninle geçen her dem ömre değer,
Sererim canımı yolun üstüne.
Sevdamı dumanlı dağlar bilsin de,
...
Devamını oku »
Fazla tuzluymuş gözler
Sabahlar ağlıyor
Her yerde hissedilenler
Kağıtlar yalvarıyor
...
Devamını oku »
Bir söz bıraktım ardıma,
tutamayanlara değil,
tutanlara kıymet biçilen eski zamanlardan kalma bir söz:
Dönmem.
...
Devamını oku »
Kalbimin sesi dolaşır duvardan duvara.
“Günaydın” derim; o tek kelimenin içinde
Bir günün değil, bir ömrün umudu saklıdır bana.
Ne yorgunluk taşırım ne kırgınlık,
...
Devamını oku »
Nasıl da özledim,bir bilsen seni
Uzaktan bakmaya,yemin mi ettin?
Bu hasret bu özlem,öldürür beni
Yüreğim yakmaya,yemin mi ettin?
...
Devamını oku »
Bana uzattığın el, aslında bir veda fısıltısıydı.
Ben o elin sıcaklığına inandım, oysa zehrini taşıyormuş.
Gizlediğin perde, o kadar inceydi ki, ışık sanmıştım.
Şimdi her yanım karanlık ve ben,
o yalancı ışığın kör ettiği.
...
Devamını oku »
Bu son sözüm sana veda diyorum
Dönmem artık daha yeminim olsun
Yüzüme gülerek sevdim diyordun
Kanman artık daha yeminim olsun
...
Devamını oku »
Bu son sözüm sana veda diyorum
Dönmem artık daha yeminim olsun
Yüzüme gülerek sevdim diyordun
Kanman artık daha yeminim olsun
...
Devamını oku »
gecemi loş bir kandille aydınlatan
içimde çın çın çarpan o güzel sesini
yağmurun her damlasında saklı kalan özlemini
kör kuyulara saklanmış bir sır gibi taşırım seni
...
Devamını oku »
Burada, bu rüzgârın sesi ve martıların çığlıkları arasında oturuyorum. İnsan, ayrılığın bu kadar geniş, bu kadar mavi olabileceğini düşünmüyor. Ayrılık, genelde dar, boğucu bir oda hayal ettirir. Oysa bizim ayrılığımız, bu uçsuz bucaksız deniz gibi. Baktıkça, ufuk çizgisi ne kadar uzakta olursa olsun, bir yerde birleştiğini biliyorsun. Bu bilgi, hem en büyük tesellim hem de en derin yaram.
Yanımda bıraktığın o küçük deniz kabuğu var. Ona dokunduğumda, sanki içinden tüm okyanusun sesi geliyor. O ses, senin sesin. Gitmiş olabilirsin ama, ardında bıraktığın her küçük nesne, her küçük anı, bir yankı odası gibi. Ve ben, o odada, tek başıma ama aslında senin gürültünle çevrili yaşıyorum.
Deniz, her şeyi alır. Gemileri, sırları, bazen de sevdiklerimizi. Ama biliyorum ki, deniz aldığı her şeyi, bir gün başka bir kıyıya, başka bir biçimde geri verir. Ve ben, o kıyıda, sabırla bekleyen sıradan bir taşım. Kırılgan değilim artık. Sadece, suların beni tekrar nereye götüreceğini izleyen, kabullenmiş ve derin bir sessizlikten ibaretim.
Hüseyin TURHAL
...
Devamını oku »