5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1223
Okunma
Hainlerin kol kol gezdiği günde,
Şehitlerin yürek ezdiği günde,
Yürekte acımın azdığı günde;
Er maskeli dönek gördüm Delikurt.
Utancımdan yere girdim Delikurt.
Dertlerden habersiz kuru tuzlunun,
Merhamet fakiri içi buzlunun,
Her devrin adamı ikiyüzlünün
Yollarına halı serdim Delikurt.
Utancımdan yere girdim Delikurt.
Nasıl oldu bilsen bu yerler vatan,
Neden zirvemdedir çalanla satan?
Lanet okur bize kefensiz yatan
Aklımı aklıma sordum Delikurt.
Utancımdan yere girdim Delikurt.
Adımı yazmışlar kara deftere.
Saygı yitirilmiş emeğe, tere.
Ruhumu geveler kör bir testere;
Kestiler hızımı, durdum Delikurt.
Utancımdan yere girdim Delikurt.
Nal tutmuyor atım, yollarım taşlı.
Gözlerim kurudu, yüreğim yaşlı.
Canavarlarımız sayısız başlı;
Yenilir, yutulur yurdum Delikurt.
Utancımdan yere girdim Delikurt.
Meydan dar, dönemem; karşımda şeytan.
Salyangoz pazarı yapılmış vatan.
Bitmiyor karanlık, ağarmıyor tan;
Başımı taşlara vurdum Delikurt.
Utancımdan yere girdim Delikurt.
Dayasam sırtımı şu dağlara bir;
Ağlasam gizlice, olsam da nehir;
Boğulsa selimde, bir yok olsa kir:
Aklımı hep buna yordum Delikurt.
Utancımdan yere girdim Delikurt.
Bağrınızda bana yer verin dağlar;
Sıktı beni düzde çelikten ağlar.
Yar olmuyor bana şimdiki çağlar:
Yüzümü yüzüne sürdüm Delikurt.
Utancımdan yere girdim Delikurt.
Sürülür her olur işim yokuşa.
Kimseler aklını yormaz bir işe.
Muhtaç olmuş millet bir kör kuruşa;
Düşmandan istedik yardım Delikurt.
Utancımdan yere girdim Delikurt.
Kendimi kendime dürdüm Delikurt.
Utancımdan yere girdim Delikurt.
Kamil Durmuş
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.