1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1292
Okunma
14 Mayıs 2015 gecesi, Beykoz’da düzenlenen “Engellilerle Dayanışma Gecesi”ne davet edilmiştim. Gururla kabul ettim.
Davet gecesine bir ay kadar vakit vardı ve ben unutmadan bu özel geceyi beklemekteydim.
Üç Nisan’ı dörde bağlayan sabahın tan vaktinde uyandım ve bir daha uyuyamadan, debelenip durdum yatağımda. Hani şairlerin aklına ne zaman nerede geleceği belli olmayan şiir sözleri vardır ya!...
İşte öyle oldu bu şiirin yazılışı...
Bir an, engelliler gecesine davet edildiğimi anımsadım.
Beni davet eden o güzel yürekli, güzel insan çıkarda sahneye,
“Aramızda bir yazar ve şair var, kendisinden bir şiir dinlemek istiyoruz” diyerek anons ederse! Ben ne yaparım diye düşündüm o an!...
Günün anlamına uygun bir şiirim olmamıştı hiç bu güne kadar!...
Bu gerçekten utanılacak bir durumdu benim için... Beyinsel özürlüleri saymazsak, yaklaşık on milyon civarında bedensel ve zihinsel engelli var yurdum insanları arasında!...
Ve ben bu güne kadar, onlar için bir şiir yazmamıştım; Utandım!...
Bu nedenle; gecenin, günün ilk ışıklarında yitip gittiği o an kelimeler düğümlendi boğazımda ve hızla akmaya başladı yüreğimden...
Bu anlamlı, dayanışma gecesini erkene aldım ve yarı uykulu gözlerimde kurguladım. Misafirler, engelliler ve hele o sabır küpü anneler; herkes oradaydı ve bende bir masadaydım. Küçük bir çocuk akıllı engelli ve annesiyle paylaşmak-taydım masayı...
Böyle başladı şiirimizin hikayesi...
Kalktım yataktan, her zaman olduğu gibi çekildim bir boş odaya sessiz kedi gibi. Ve yazıldı şiirimiz tüm engelli kardeşlerimize ve özellikle onlara bakmaktan bir an olsun of aman demeyen annelerimize.
Selam olsun o güzel yüreğinize
Ve mübarek, çilekeş ellerinize...
DESTAN
Hanımefendiler-beyefendiler!
Bu anlamlı gecede,
Mutluyum sizlerle olmaktan birlikte...
Yüksek maneviyatlı bu gece
Gururluyum bir güzel anneyle tanışmaktan...
Gözleri dolu dolu
Yüreği pare pare
Ama hiç belli etmeden
Anlattı,
Yavrusunun saçlarını okşarken
Ne güzel anlatıyordu
Kelimeler inci inci dökülüyordu
Öve öve bitiremiyordu
Bir görmeliydiniz ki!
Annesi övdükçe
Bebek akıllı, delikanlı
Çok mutlu oluyordu
Benimde sizin gibi güzeller güzeli bir annem vardı
Oda benim saçlarımı okşardı
Oda gözlerime bakıp bakıp
Hiçbir hüneri olmayan benimle övünür, umutlanır dı
Bu anlamlı gecede
Aynı masayı paylaştığımız anne dedi ki:
“Bir dileğim var Allah’tan;
N’olur N’olur
Almasın benim canımı önce yavrumdan”
Umut feneri sönmemiş meş’ale gözleriyle
Ve biraz utangaç, titrek sesiyle
“Daha önce bir yazarla,
Tanışmamıştım bir şairle
Elinizi sıkabilir miyim” dedi
O an nasıl utandım
Nasıl sıkıldım bir bilseniz!
Bu eller,
Şiir yazan bu eller
Ne işe yararsınız siz?
Ne işe yararsınız?
Bir yara sarmaz-sınız...
O an saklanmak için
Bir delik arayan
Bu ellerimden nasıl utandım
Ah bir bilseniz!
Uzattım suçlu ellerimi
Kelepçesine sarılır gibi
Ellerime baktım ve çok kızdım
Bir yoksulun halini bilmezsiniz
Kaldınız mı hiç evsiz-barksız
Hiç ağladınız mı geceleri
Yalnız ve sessiz sessiz?
Ne demek,
Ne demek efendim?...
Ellerim çok mutlu olacaktır
Sizin o emek kokan
Yavrusuna sevgiyle dokunan
Yirmi yaşındaki bebek gibi muhtaç olan yavrusunu
Yediren, içren,
Yıkayan, paklayan
O mübarek ellerinize dokunmak
Bir kitap gibi, ellerinizi okumak
Ellerim,
Ellerim çok mutlu olacaktır
Bir insan olarak
Sıcak-soğuk
Yaz, karakış demeden
Elleri kınalı köylü gelinler gibi
Dayak yer ama
Haram yemeden
Ya da bilmem daha nerelerde
Ömür törpüleyen
Nice anneler gibi
Nasırlı, çilekeş elleri gibi
Bir gün...
Bir gün olsun
“of aman” demeden
Ömrünüzü adamışsınız evladınıza
Bir gün...
Bir gün olsun
El âlem gibi,
Takıp takıştırmadan
Düğün-bayram
Süslenip gezmeden
Bir gün...
Bir gün olsun
Şöyle doya doya
Kahkaha atmadınız kadınca
Bir ömür adadınız
Karınca-kararınca
Bu kocaman yüreğinizden
Bir büyük aşk,
Bir büyülü sevda dokumuş-sunuz dünya atlasına
Al al bu ellerimi senin olsun
Şiir yazmaktan gayri
Bir işe yaramazlar
Al senin yanında kalsınlar
Bu özel çocuğu
Ellerinle birlikte yusun
O gül kokulu
Ellerinle birlikte uyutsun
Güneş bile
Sizin ellerinizde ısınırken
Toprak bile
Damla damla ıslanırken
Ağaçların tomurcuk açtığı
Bülbüllerin şarkı söylediği
Denizlerin köpürdüğü
Lavanta kokulu
Ellerinizin yanında
Ne kıymeti olabilir ki;
Benim bu zavallı ellerimin?
Tokalaşmak için uzanan utangaç ellerim
Öyle bir ele dokundu ki;
O an şimşekler çaktı
Ay karardı
Yıldızlar kaydı
O an kendi annemin
Gözlerini gördüm gözlerinde
Sesini duydum
İnce dudaklarında
Bir mahkum gibi
Teslim ettim ellerimi, ellerine
Bir gülü dalında okşar gibi
Bir şarkı aşkını arar gibi
Bir gurbetçi sılaya koşar gibi
Ellerim feda olsun,
İnsanlık adına savaşan insan gibi
Dağları delen tren gibi
Meçhule giden gemi gibi
Al-al bu ellerimi
Ellerine güç verir bel ki!...
Bu sizdeki kocaman yürek
Bu sizdeki koskocaman aşk
Bir senin gözlerinde gördüm bil ki;
Geri verme N’olur sende kalsın
Ellerimi geri istemedim ki!
Şaşkınım,
Bu ne büyük bir umuttur sizde ki?
Bitmez-tükenmez
Bir koca derya sanki!
İşte böyle böyle tarumar oluyor bu şair yürek bendeki;
Anne!
Ay yüzlü,
Tanrı’dan sonra evladıyla sözlü
Ellerinde erguvanlar açan anne
Bırakırken bana ellerimi
O çok mutluydu
Ama...
Ama bir bilse beni
Paramparça olan sol yanımda
Nehirler akarken içimde
Nasıl yandığımı
Bir bilse
Aşk yazan
Dert yazan
Güneşin şavkında
Buz tutmuş ellerim
Çok mahcuptu şimdi
Bende sizin gibi;
Çok görmüştüm,
Birçok engelli kardeşlerimizi
Düşerdi ardına top oynayan hınzır çocuklar
Bedenin kıymetini bilmeyerek
“Deli deli, kulakları küpeli” diyerek
O an sağır olur engelli annesi bilerek
Konu-komşu, çoluk-çocuk
Mahalle, cümbür-cemaat
Pikniğe giderlerken
Onlar bakakalırlar pencereden
Olsun, o yinede çok mutludur
Evladına sarılırken
Bu akşam,
Bu masada
Bir büyük ders aldım
Bu mübarek anneden
Son sözünde;
Yine tekrarladı hüzünlü sesiyle:
“Allah; almasın canımı
Evladımdan öncesi”
Ben bilirim bu evlat acısını
Öyle bir sarsılırsınız ki
Yanında dokuz şiddetinde deprem nedir ki?
Ve onun için hep derim ki:
Anne-babalar,
Evladını gömmelidir
Kendinden öncesi...
Son sözümde derim ki:
Siz hiç engelli bebek doğurdunuz mu?
Sizin hiç engelli kediniz, köpeğiniz
Çiçeğiniz, böceğiniz oldu mu?
Sizin hiç bu güne kadar
Bir engelli annesi arkadaşınız oldu mu?
Ya da bir engelliyle
Empati kurdunuz mu?
Ya da... Ne bileyim işte?
Eksilmesin gövdenizden bir uzvunuz...
TURAN KARATEPE
[email protected]
04 Nisan 2015, saat 05: 25
İstanbul
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.