0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
843
Okunma
Günlerden binbir gece masallarının bininci gecesi
Tarih ertesi herşeyin
Ufak bir kıvılcım
Ateş topu yankılanıp duruyor sevenlerin yüreğinde
İçimde hep bir boşluk durur bu yüzden
Daha yanmamış bir acı
İçim yanacak biliyorum
Ateş ile barut icat edilmemeliydi aşk denilen sihir bozulmadan
Veya tekerlek
Yuvarlanıp giden dünyanın eli ayağı olmamalıydı
Harf inkılabının gereksiz sayıldığı bir dönemde
Gizli tutulmalıydı ’Sen’ dışında kurulan bütün kelimeler
Üzerine tükürülecek onca şey varken
Yağmurlar yağıyor , vakitsiz
Ve şemsiyenin icadı kadar gereksizdi
Aşkı anlatmak için kelimeleri yağdırmak
Gidenlerin geri dönmediği bir dönemdi içinde yaşadığımız
Ve için için yanmadan bir türlü içinden çıkamayacağımız bir sualin kafa karıştırıcı bir cevabıydı herşey
Herşey ama herşey bir cevaptı içinden çıkamadığımız
Böyle karnımın zil çalacağı bir gün kafayı yemek isterdim
Herşeyi bir köşeye atıp köşe kapmaca oynamak gerek bazen
Yağmurun özlemini bulutlara anlatmak gibi güzel bir meslek yoktur heralde
Yağmurun üstünde misin , bulutların altında mısın ?
Ama en önemlisi de ikisi arasındaki aşkı sırılsıklam bir şekilde anlatabilirmiş şair.
O anlatmaya devam etsin
Bulutlar ağlıyor
Yağmur yağıyor
Koskoca gövdemizin kapatamadığı bizse sadece ıslanıyoruz
Bütün imla kurallarına aykırı bir şekilde ’biz’ ıslanıyoruz .
Kuruyamadan .
K.Demir
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.