0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1073
Okunma
Kocamandı aslan babamın elleri.
Arka mahalledeki okulu o yapmıştı.
Hastane, postane ve
daha niceleri.
Babamı Gültepe’ de bilmeyen kalmamıştı.
Öğretmenim sormuştu bir gün sınıfta, "Sen Hüseyin kalfanın oğlu musun?" diye.
Öyle "evet" dedim ki
atıp başımı geriye;
göğsüm kabarmıştı arkadaşlar arasında.
Bu, babamın bana verdiği en güzel hediye.
Allah’ım, ölseydim de o günü görmeseydim!
Babamı nasıl biliyorsam hep öyle bilseydim.
Neden götürdün baba beni inşaata?
Bu belki de yaptığın en büyük hata.
Neden hazırolda durdun o adamın karşısında?
Patron ne demek baba?
Neden karşılık vermedin sana tokat attığında?
Oysa büyüktü ellerin o adamın ellerinden.
Sen bir çocuk gibi başını öne eğdiğinde,
ilk defa yoksulluk döküldü gözlerimden.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.