16
Yorum
56
Beğeni
4,8
Puan
3131
Okunma

Sonbaharın bu son deminde
Kalemimi senli hatıralara yatırıyorum bu gece
Hala hatırımda kalan hatırsız gidişini yazıyorum
Hani kelâm’a da yazık oluyor
Ama olsun
Bir sadaka gibi düşün mesela
Veya sen gönül artığı say
Ne bileyim ya da sus sadece
Bak yağmur çiseliyor
Sen seversin yağmuru
Yağmur’dan sonra toprağın kokusu,
Pencere sarkaklarından damlayan su taneleri,
Yaprakları ıslanmış ağaçlar
Ve gökkuşağı ne kadar da güzel
Rengârenk
Sen ve yağmur!
Çok yakışıyordunuz birbirinize
Ama eskisi gibi yağmıyor yağmur
Toprağın kokusu yok artık
Betonlaştı her yer
Gökkuşağını en son sen giderken
Yağan gözyaşlarımdan sonra gördüm
Eskisi gibi değil artık
Sokak aralarında çocukları çaldılar sen giderken
Hepsi büyüyüp birer acı oldular
Kuşlar dahi ötmüyor buralarda
Giderken sen bir hâller oldu buralara
Tuhaf bir sensizlik kokuyor
Her yerde o zehirli koku
Zifiri bir karanlık çöktü senin gittiğin günün ertesi
Tuhaf ama insanlar
İnsanların dilleri mühürlendi
Suskunluk yeminlerinde bu ara buralar,
Bu ara herkes sensiz sanki
Güneş ısıtmıyor
Soğuk üşüyor parmaklar
Gecelerde ay yok yıldız ışığıyla küsmüş artık ay
Dirhem, dirhem satılıyor insanlar,
Ve sevdalar,
Ve dostluklar,
Senden sonra burada olanlar.
ŞimalGüney!! ( HA )
Şiir’ime sesiyle can veren değerli dostum ( Mustafa Karaahmetoğlu) çok teşekkür ederim..
5.0
95% (37)
1.0
5% (2)