13
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
2068
Okunma

Yolculukları çok olmayan insanlar
Gölgesinde güneşi misafir eden
Tahta bir iskemlede oturup ömür dileyen
Keşkelerinden artık, iyi kileriyle avunan
Yalnızlığını içine gömmüş ölümü çekiçle döven.
Acı kahve tadı yaşam demli bir çay iyi gelir kıraathanesi
Tütün sarılan tabaka köyü bakışları puslu
Gülüşü can evi biraz fırat biraz dicle
Bir durak ötede ayrılık caddesi sızılar kentine varmadan
Köşeyi dönünce mahpus vardiya koğuşu.
Telleri geçince özgürlük meydanı
Ardına bile bakmadan koşarsan hürriyet mahallesi
Hayallerine kavuşunca Bir nefes al İki nefes ver
Tütünü Adıyaman kokan bir oda çek derinden
Erzurum oltu taşı sabrı dilen.
Ağrı’yı hissetmezsin Iğdır’dan bakınca kaybolmuştur
Muş, yokuşu çıkınca Amed/e söz dinletemezsin
Urfalıca Mardin’de kapı açılır Batmana güneş doğmamıştır
Karacadağ/a kar düşmüşse hüzün çökmüştür şehrine
Bir deniz kıyısı dilenir liman kusur arıyor alabora.
Bir dağ evi daha yıkılır göğün kubbesinden
Yolculuklar hep tek kişiliktir
Uzadıkça çoğalırsın
Hep bir cam kenarı dilenirsin yanağından
Buğusu değince al yüzüne.
Silinir sandığın anılar arka koltuğun camında gizlenir
Sen gittiğini sanırsın zaman işliyor aleyhine
Bir akşam üstü molasına vardığında
İçsel hükmün çoktan verilmiştir
Daha yolculuğun sonu bile değil.
Ortasındasın taze anıların
Bir iç çekişin bozar kıpırdamadığın
Az sonra ineceksin
Çocukluğundaki intiharın
Çocukluğunda intihar etmek istiyordun oysa.
Bozulur saatlerin direnişinde irkilir zaman
Bileğinde babanın diş izi saatine takılır gözün
Annenin göz bebeği düşer ak saçlarına
Göz bebeğinde hala ninnisin oysa
Azı gitti ne kaldı çoğun hesabında herkes.
Kalanın yükü ağır olur omuzlarına bakarsın
Ve avuç içlerine düşersin birazda suskunluk iyidir
Biraz daha dilenirsin yalnızlık kendinden
Kendinin bile susturamadığı iç sesinle irkilirsin
Bir rüya daha kaldı düşme uykuna yenik.
Hatırlatma kendine geçmiş yolculukları açlıktan kim ölmüş
Yalnızlıktan ölümü çok gör bırak kendini kendine
Sahipsizlik duygusuna takılmasın aklın
Bir fotoğraf çerçevesi edin asılı tut kirpiklerinde
Çağın vebası aşk hastalığ.
Enjekte edilmeden damarlarına
Bir dirhem serzenişte bulunma
Daha yaralarının duruyor
Diren son damlasına kadar kanının
Üslenemez giden sevgilin.
Akıttığın gözyaşlarının vebalini
Aslının ne faydası var
Kerem olmadıktan sonra yalnızlığında
Leyla Mecnuna fazlaydı sende şimdi kendine
Nedir bu iki kişilik yolculuk hevesi.
Kırlangıçlara mı özendin yoksa
Şair mi olacaksın yemeden içmeden kesilip
Karnın göbeğine mi yapışacak
Bak sana bir masal anlatayım isterdim
Sen başka bir aşk masalını mutlu sonunu ispatla.
Bense sana Ademin elmasını çalmak isterdim
Söz veriyorum İsa çarmıha gerilirken yanında olacağım
İnanmadın değimli mucize istiyorsan bende yok
Peygamberlere yalakalık yapmanın da anlamı yok
İyisi mi sen soluklan şurada.
Bir iki bardak demli çay iyi gelir
Kaçaksın sen tütünüm
Yak tabakadan bir cigara
Birazdan varacaksın yalnızlığına mecburen
Sobaya odunu atmıştım.
Gitmeden köze bürünmüş yine
Dışarısı soğuk içerisi habersiz dıştan
Masaya bir tabak meze koydum senin için
Rakı şişesi dolapta çakılı
Takvimin yaprağı gittiğin günde asılı.
Sen geç dönersin diye ışığı da kısmıştım
Çalınacak bir sürü anı evin her köşesinde çakılı
İşine yarayanı alsınlar bir tek sana dokunmasınlar
Aynı acılarla döndürmesin mevlam bilirim sıkısın
Burası da neresi ?
Yolculukları çok olanlar misafir ederler gölgesindeki Güneşi
Sevdasına yenik düşmüştür acılar
Oysa hükümsüz aşklar başlar
Özlemler hep çoğalır herkesin yalnızlığı kendine.
Sırf bu yüzden mavi çok sevilir beyaz sayfalar açılır ardı ardına
Şiirlerden vaz geçilmez kelimelerin sustuğu yerde
Çok şey söylenir
Çok şey yazılır sessizdir sakindir
Yalnızlık atsan düşmez yere havada asılı durur ışıklar..
Dilden de gönülden de düşmez türküler söylenir
Toprağı bereketlidir bir fidan ekersin bir bahçe verir sana
Bir umut ekersin ektiğinle kalmazsın gör bak
Sus ve dinle tuğladan dört duvar örersin
Kendini içine atarsın İçinden çıkamadığında.
Sarılırsın bir düşün kollarına sımsıkı
Saklı kalır ne yaşamışsan
Ne dilemişsen
Kağıttan gemiler batmaz burada
Burası, orası işte…..
ŞimalGüney!! ( HA )
Şiir’in düzenlenmesine yarımcı olan değerli şair Gün batımı erken ( Behçet Bük) sonsuz şükranlarımı sunarım..
5.0
100% (12)