8
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
1716
Okunma

Aklını başına al, biraz mütevazi ol
Göz kırpma aralığı, “zaman”, ömür dediğin
Tanrı’nın nasp’ettiği, hallerine razı ol
Son nefese kalınca, “aman”, ömür dediğin
Gurur, kibiri bırak, yol gider dağ başından
Herkeste aynısı var, senin gözün, kaşından
Çamurun evla değil, başkasının taşından
Musalla öncesinde, “iman”, ömür dediğin
Yükseklerde gezinip, dostuna hor bakanın
Bir iyilik yapınca, el başına kakanın
Menfaati uğruna, kul canını yakanın
Taşıdığı yük olur, “yaman”, ömür dediğin
Her yolun bir sonu var, menziline yetince
Gülşen virane olur, orda baykuş ötünce
Ruh bedende emanet, yer çekimi bitince
Rüzgarlarda savrulan, “saman”, ömür dediğin
Bugünden davranarak, ne verirsen elinle
Yarınki yolculukta, o gidecek seninle
Şu kısacık hayatta, zehir saçma dilinle
Bir adımlık yol gibi, “ceman”, ömür dediğin
Öyle bir gün gelir ki, kapını çalan olmaz
Tek başına kalırsın, yüreğin huzur bulmaz
Adından ve sanından, bir nebze eser kalmaz
Külden geriye kalan, “duman”, ömür dediğin
Nadan bir adam olma, peşi sıra kızılan
Bir iz bırak dünyada, gönüllere kazılan
Aksine bir hal ile çala kalem yazılan
Raf içinde tozlanan, “roman”, ömür dediğin
Hiç ölmeyecek gibi, davranmak neyin nesi
Kendini sultan sanıp, köle bilip herkesi
Hakkın tokadı ağır, dayanmaz kul ensesi
Dalgalarda dağılan, “liman”, ömür dediğin
11.06.2015
5.0
100% (13)