0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1304
Okunma

yalnızlığın gölgelerinin uzadığı vakitlerde
yitik hayatların aşikar yazgıları
filmler izliyorum Mathilda
birbirinden uzaklaşıp ayrı yollara giden
iki insanın hikayesi…
uyuyan geceye perdelerini indirmiş bir sinemada
hayat denen filmin
geriye sarmak istediğim en güzel sahnesinde
bir kadın tanıdım
öpüşürken tek ayağını havaya kaldıran
beni akışa bağlayan zincirin eksik halkası bir kadın…
ayın karanlık yüzü sulara değince
bir alt yazı geçiyor birden
’başrol oyuncusunun ani ölümü nedeniyle...’
film yarım kalıyor
ve kopuyor şerit en güzel yerinden...
hayat denen dramanın görkemine yakışan bir son bu Mathilda
baksana kendi filmlerimizin bile başrol oyuncuları değiliz
oysa kim istemez ki hayattan sahneler koparmayı
ve o sahneleri ileriye ya da geriye sarmayı
kim inanmak istemez ki ölümsüz kahramanların varlığına
fişin çekilmesi yüzünden filmin yarım kalmayacağına…
hayatımız Mathilda
fırtınalı ruhları taşıyan bir gemiydi
sakin denizlerde batan
her şeye rağmen filmimiz
kapalı gişe oynayan
muazzam bir sanat eseriydi...
bütün suların taşkın dalgalarında bir martı
baharımın gülen yüzünde bir çiçektin Mathilda
yazık ama sadece bir filmin uzunluğu kadar
misafiriydim yüreğinin...
Josef Kılçıksız
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.