6
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
2545
Okunma

Belki yaşanmıştır belki de insanlara ders niteliğinde paylaşılan bir yazıdır. Aynen aktarıyorum.
"Birkaç yıl önceydi. Öğle saatleri eşimle Gümrük-Buca otobüsünde en arkada oturuyoruz. 20 kişi kadarız. Arka kapının önündeki koltukta okuldan çıkmış liseli iki genç kız oturuyor. Kraker, bisküvi atıştırıyorlar. Yeşildere Durağı’nda arka kapı açılınca kızlardan biri geri dönüp elindeki boş ambalajları kaldırıma fırlattı. Ambalajlar kaldırımda yürüyen; yeleğiyle, poşusuyla, basık ayakkabıları ve ince, uzun boyuyla 70 yaşlarında tipik bir eski efenin õnüne düştü. Efe açık kapıdan uzandı ve unutamadığım cümleyi söyledi : "Kızım kimliğini düşürdün."
(bir paylaşımdan)
İnsanların hal ve hareketleri, söyledikleri, oturuşu kalkışı, konuşma tarzı, yüzünde ki mimikleri de dahil olmak üzere daha bir çok özelliği nasıl bir insan olduğuna dair ipuçları verir.
Bedenlerimiz ruhumuza giydirilen bir çeşit elbisedir. Ruhumuzun asaletini yansıtan bedenimiz; bir tür ayna gibidir. Ruh güzel olunca, kalbimiz, aklımız, elimiz kolumuz kaşımız gözümüz ve her halimiz ruha tabi olarak güzelleşir.
Ama bu güzelliği çok az insan görebilir. Nitekim şu söz de bunu destekler niteliktedir.
Ruh güzeIIiği, beden güzeIIiği kadar koIay görüImez. AristoteIes
Kötü olan ruh halimiz de yine bizleri o minval üzerinde hal ve tavır sergiletir.
Kısacası ruha tabi olan bedenlerimiz aslında bir gereç gibidir. Ruhumuzun yönlendirmesiyle; aklimız ve duygularımız adeta bedenimizi kukla gibi oynatırlar.
Ruha tabi olan dilimiz de iyi veya kötü söylemlerle rengini belli eder.
Berrak bir göIden kirIi su akmaz, güzeI bir ruhtan kötü söz çıkmaz. Endonezya Atasözü
Ruhumuz da bedenimiz gibi acı duyabilir.
İyi şeyIer için sevinmek; kötüIükIer için acı duymak; dengeIi bir ruhun özeIIiğidir. Cicero
Ruhumuzu terbiye etmek; bizlere bahşedilen büyük bir nimettir aslında.
Şu değerli söze kulak verelim.
Her ruh yeniden düzenIeme ihtiyacı duyan bir meIodidir. MaIIarme
Kendimize tekrar tekrar şans vermeliyiz. Ruhlarımızı yaşatmak veya öldürmek bizim elimizdedir.
Bu çok büyük bir sorumluluktur. Ruhlarımız bizlere emanettir. Emanete ihanet etmek veya ona sahip çıkmak bizim irademizdedir. Elbette ki bu çok ta kolay değildir.
İnsan ruha bakmaIı; güzeI bir vücutta güzeI bir ruh oImazsa neye yarar. Euripides
Bedenine değiI kendine değer ver ve gönIünü oIgunIaştır! Çünkü kişi; bedeni kadar değiI, ruhu kadar insandır. İmam-ı GazaIi
Ruhlarımızı terbiye etmek ise okadar da kolay değildir.
Dünyada işIemesi güç üç şey vardır: EImas, çeIik, insan ruhu. Benjamin FrankIin
Bedenlerimize değer verir ve sağlıklı olmak için elimizden gelen her şeyi yaparız. Ruhumuzu korumak için neler yaparız peki?
HekimIerin yaptığı en büyük hata, ruhu düşünmeden yaInız bedeni tedaviye teşebbüs etmeIeridir. EfIatun
Eğer insan zikir, fikir, Kur’an okumak ve nafiIe ibadet gibi gıdaIarIa ruhunu takviye ederse, bedende hâkimiyet ruhun eIine geçer. O vücut, güzeIIik ve iyiIikIerIe donanır. Mehmed Zahid Kotku
Bir insanın ruhunda açabileceğimiz derin bir yara o kişiye yapılabileceğimiz en büyük kötülüktür. Kendi ruhlarımız kadar diğer insanların ruhlarına da gereken saygıyı göstermeli ve ona göre davranış sergilemeliyiz.
Şu güzel söz bunu çok iyi anlatıyor;
Ruhu öIdürmek, cismi öIdürmekten daha büyük bir cinayettir. Gerbart Hauptmann
İnsan, ruhunda açılan yaradan da ölür. H.de Balzac
Sadece bedenlerimizi beslememiz, ne yiyip içtiğimize özen göstermemiz yetmez, ruhumuzu da iyi ve güzel duygularla beslememiz lazım.
En az beden kadar ruhun da beslenmeye, itina gösterilmeye, hatta okşanıp pohpohlanmaya ihtiyacı var.
Bu nedenle hem ruh hem de vücut sağlığı için, gereken önemi vermemiz bizlerin iyiliğinedir.
Beden, ruhun mekanı ve eIbisesidir. Bedene geIen arazIar ve sıkıntıIar da haIiIe ruh sağIığına tesir eder. CemaI Uşşak
Bedenimizi hasta eden, ruhumuzun baskılarıdır. (Sigmund Freud)
Uzun lafın kısası kimliğimiz; ruhumuzun aynası gibidir.
Aklımızı iyi kullanmalı ve bizlere verilen, gerek vücudumuzun gerekse ruhumuzun kadrini kıymetini bilmeliyiz.
İşte yine güzel bir söz.
Duygu akIa, akıI da ruha esirdir. MevIana
Şimdilik bu kadar diyerek; virgül koyuyorum. Zira bu konu için nokta koymak pek te mümkün görünmüyor.
Sağlıcakla kalın.
Dünyada işIemesi güç üç şey vardır: EImas, çeIik, insan ruhu. Benjamin FrankIin
Her ruh yeniden düzenIeme ihtiyacı duyan bir meIodidir. MaIIarme
Ruh güzeIIiği, beden güzeIIiği kadar koIay görüImez. AristoteIes
İnsan ruha bakmaIı; güzeI bir vücutta güzeI bir ruh oImazsa neye yarar. Euripides
Duygu akIa, akıI da ruha esirdir. MevIana
HekimIerin yaptığı en büyük hata, ruhu düşünmeden yaInız bedeni tedaviye teşebbüs etmeIeridir. EfIatun
Beden, ruhun mekanı ve eIbisesidir. Bedene geIen arazIar ve sıkıntıIar da haIiIe ruh sağIığına tesir eder. CemaI Uşşak
"Markete gittim. Muz çok pahalıydı alamadım."
Bunu söyleyen bir bayan arkadaş.
"Her şey çok pahalı yaa!
Kardeşinin düğününde giyeceği kıyafete harcadığı para; Beşyüz lira. Çantasına, ayakkabısına takısı
İki çocuğu var. Çocuklarına muz alamadığı için üzülüyor.
"Koca yaşlı şişko dünya! "
şarkının sözleri böyle
böyle kafa tutuyor
kulağa hoş geliyor
yorgun omuzlarıma
fer geliyor
ölü balık gibi bakan gözlerim parlıyor
başımı kaldırıyorum yerden
boynu bükük bir garip gibi
durmaktan vazgeçiyorum
gülümseyerek bakıyorum
doğan güneşe
börtü boceğe
aya yıldıza
gece ve günduze
"heyyy!
sana diyorum
bir bak hele...
Koca yaşlı şişko dünya!
ben genç ve güçlüyüm
durduramaz ne fırtına
ne de bora
beni yıldıramaz
çıkmaz sokakların
mavi bir yolculuğa
yelkenler fora
hayat devam ederken
neden geri gitsin
ayaklarım
özgürüm
her şeyden önce
var mı ötesi
ikinci baharın ılık meltemlerine
sesleniyorum merhaba!
merhaba!
aldığım ve verdiğim
nefes
Koca yaşlı şişko dünya!
duyuyor musun?
daha bitmedi
toprağı kefen gibi örten
karların altından
sarı çiğdemler
koparacak ellerim daha
korkutmuyor artık beni tehditlerin
kardelenleri bilir misin
ben onlara benzerim
azıcık güneş görse
uyanır
doğar yeryüzüne
kardelen gibi
yeniden doğmalara sevdalı
yüreğim
ruhumu üşüten
umutlarıma ket
soğuk duvar çekil önümden
yaşıyorum
daha ne olsun
geçmişe sünger çeker
kendi kendime
derim
canım sağ olsun
bağlarım kuşların kanatlarına
kırgınlıklarımı
masmavi gökyüzüne salarım
geçmişe takılmam
yarınlara bakarım
analar yorulmaz oğul
sırtımdan inme oğul
ağlayan göz yüreğe şifa de
dikenine katlanmak de
bülbülün güle nazı de
sevginin yükü ağır gelmez
azıcık nefeslenmek için
azıcık bırakır
yine yüklenirim yükümü
derdini sevmek de
sesim çıkmaz seller akar yürekte
toz kaçmıştır
kirpikler ondan nemlidir hep
yüküm incidir yüküm yakuttur oğul
omuzlarım çökse de
düşsem de kalkarım
of demez ateşimi içimde yakarım
ağlayan göz yüreğe şifa de
dikenine katlanmak de
bülbülün güle nazı de
sevginin yükü ağır gelmez
oh der yüzüme maske takarım
arsız de huysuz de
aklım
gücüm bu kadarına yetiyor oğul
ana de yeter oğul
ana de yeter
5.0
100% (5)