26
Yorum
65
Beğeni
0,0
Puan
4566
Okunma

--Renklerimizi hibe ettik siyahın gizemine --
...
Kayıp kent’in
matemli çocuklarıydık
dağınıktı gülüşlerimiz
aynı yönde ilerleyen
ama
farklı yerlere giden
yolcular gibiydik
yorgundu yürek şehrimiz
karanlığa gebeydi geceler
ellerimizin ayası ayrılık kokardı
neşter kesiği hasret acısı
durmazdı kanaması
derinden mıhlanırdı
daha dudağımızdan düşmeden
anlamsızlaşırdı sesimiz
kör topal hatta
felçli umutlara bağlanırdık
adımızın herhangi bir harfi
cam kesiği olup keserdi dilimizi
kapalı kapılar ardına gizlenirdi
umutlarımız
gülmeyi unuttuğumuz olurdu
birikirdi kabuslar göz çukurlarımıza
yıkılmaya hazır taştan duvardı
depremdi ruhumuz
katıksızdı sancılar
beyin kalıntımızda
bir devrik cümleydi bize kalan
güneş çoktan
intihara meyletmişti ışıklarını
kucaklıyordu umarsızca
kara boyalı günleri
katran karası renkte
şuursuz saatler demleniyordu
küf kokulu vakitlerde
bir kapı aralığı aranırdık
âmâ bir karanlığın içinde
açılmadan kapanırdı üzerimize
dışarıya açılan pencere
mabedimdeki maske yüzler kadar
kir pas içinde
çarparken dalgalar
suskun bir lodos düşüyor kıyılara
hep mavi zannettik denizi
siyah çarşafını örtünmeden önce
mülteci düşlerimiz
söylenmemiş sözler ezberletiyor yine
bir buz dağı kütlesi gibi
soğuk ellerimiz
üşütüyor yüreği
ne çok elvedalar şığdırmışız
kelimelerimize
--sadece renksiz sus’lar kalmış geriye--
...
MELTEM KINIC
Şiirime sesiyle hayat veren değerli abim Hasan Karaşahin’e en kalbi teşekkürlerimle..
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.