1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1094
Okunma
Sesinin yüreğimdeki akustiğinde
Süzülürken gözümden yaşlar
Yüreğim sana bu satırları yazar
Dinle yâr!
Buğunun ardından izler gözlerim seni
Gelişinin şerefine açacağım yüreğimin perdesini
Gözlerinde arayacağım kendimi
Hasretine sarıldığımda teninde
Kokunu ezberleyeceğim..
Belki de, hiç yaşanmayacak bunlar,
Perdenin arkasında üşüyecek hayalin..
Belki de, tenim hiç sen kokmayacak!
Saçlarım bilmeyecek belki de,
Dizlerin de nasıl salındığını.
Yüreğime ilk değdin yerdeki kızarıklığında hala yüzüm
Ve gözlerimde kopkuyu sen / dem..
Bu yüzden belki de, hiç çay demleyemeyeceğim sana.
İnce belli bardakta kalmayacak dudak izin.
Sırf bu yüzden, çaya katığmız olmayacak
Şeker tadında muhabbetimiz..
Kıpır kıpır, yakamoz misali sevdim seni
Yüreğime çarptığından beri
Gece karanlık, soğuk, ürkütücü bir yalnızlık eseri
Yolumu aydınlatan deniz fenerim..
Nice azgın sularda alabora olan yüreğim.
Senin sakin sularında dinlenmişti..
Gözlerimde deniz, denizde sen,,
Sen de gemiler geçer, hasret sirenli..
Hayallerim sesine karıştı yar,
Umutlarım geceyle-gündüz arası yarıştı
Bu yarışın galibi gözlerimden akan yaşlardı..
Gece sen ve ben..
Işıklar söndü, mumlar yanıyor.
Odama yansıyan ışıkla, bir resim beliriyor
Titrek gölgelerin her karesinde..
Öyle görmek istediğimden belki de.
Bil ki; kör gözle bile, çizebilirim seni
Yüreğimdeki yüz hatlarının tüm hücresini!
Belki de değil, gerçekten.
Tarih:31/01/2008
Saat: 04.10
Yer: Çok uzaklar, belki de nefes yakınlığında
Dilek Kadıoğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.