2
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
2554
Okunma

suları kararınca boğazın
gece mavisi dolardı koğuşlara
kendimize kalırdık tek başına
genç bedenlerimizle yorgun
ranzaya uzandığımızda
sabahattinin trompetinden
çalınca yat borusu
kuleli de gurbet gecesi başlardı
bırakın bizlerin genç yüreklerimizi
belki hüzünle titrerdi
okulun duvarları kuleleri
yamaçlar da vahdettin korusu
nöbetçilerin ayak sesleri ile
hüznün pirinçten çıkan notalı hali
tarih kokulu okulun her yanına dolardı
o sesler bizleri sekiz kolu ile sarardı
karanlığı da yırtardı nağmeler
gurbetin kamçısı olur
yüreğimizin üzerinde şaklardı
içimizdeki dumansız yangın
gözlerimizde yaş olur
halısız betona damlardı
çocuk düşlerimizde
melekler bile bizimle ağlardı
gurbetin asker çocuklarıydık
çok özlerdik yuvamızı
anamızı bacımızı yakınlarımızı
hiç belli etmezdik
büyük adam gibi katlandık
yaş dolu gözlerimizi
kimseler göremezdi
battaniye altına saklardık
iyi ki dinlemişiz yat borusunu
büyüdük çözdük
insan ve vatansever
olabilme denilen
dünyanın en zor sorusunu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.