11
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
2589
Okunma

insan niye yer kafayı
yapacak hiç bir şey kalmamıştır
veya
hiç bir şey
ifade edemez içinde ki acıyı
öyle ağırdır ki
taşıyamaz
kalbine sığmaz
yüreği kaldırmaz
hafsalası almaz
aklı fikri zikri sesi nefesi
hükümsüz
cinnet geçirir her zerresi
gözyaşları kifayetsiz
sesi soluğu
yetersiz
boğulur
ölür
anne mi
baba mı
dede mi
nine mi
hangisine ölüm gibi değildir ki
delirmek unutturur mu acaba
böyle bir acıyı
insan tırlatır
kafayı yer
kafayı sıyırir
böyle bir acının tarifi yok
kelimeler kifayetsiz
acı değil bunun adı
acının kendisi delirir
bu başka bir şey
yok vazgeçtim
yok
yok
yok
yok
anlatamıyorum
pes ettim
Allah diyorum
Allah’a havale ediyorum
cehennem
iyi ki
varsın
güneş yüzlü küçük kız
ne olur
affet
bizi
bel ki de hepimiz suçluyuz
insan
çünkü
o canavarın adı
utanıyorum aynı ismi taşımaktan
yazık
yazık çok yazık
güneş ellerini uzatmış okşar gibi şehrin üzerinde
ışıl ışıl her yer
her şey yerli yerinde
uzun betonarme binalar
köhne gecekondular
ara sokaklar
kuş bakışı izliyorum şehri
yılan gibi kıvrım kıvrım caddeler
irili ufaklı parklar ve bahçeler
inci gibi serpiştirilmiş şehrimin süsü camiler
kaleme benzetirim
yüzünü
göğe çevirmiş
Allahuekber Allahuekber Allahuekber
olmazsa olmazı memleketimin
cânım minareler
küçücük karınca gibi insanlar
bir o tarafa bir bu tarafa
her gün aynı koşuşturma
ve
sanma ki
hep böyle olacak
birgün mutlaka
o
nokta konacak
kuş bakışı izliyorum hayatı
her yeni güne
doğan
yüreğinde zeytin dalı
gül goncası
binlerce
bebek
zamanla yarışan ve yenik düşen
her batan güneş gibi
ömre veda eden
binlerce
beden
doğan mı
çok
yoksa ölen mi
çok
hep aynı sorular
gelen neden geliyor
nereye gidiyor
giden
gece oldu soğuk duvarlar sıcacık yüreklere korunak
kaç sofrada kimbilir
hem acı hem tatlı aşa kaşık sallanmakta
ve kaç yürek palyaço maskesiyle gülümseyerek selam çakacak
bir kez daha bir kez daha biten günün akşamına
kuş bakışı izliyorum şehri
kapandı perdeler
"hasta bekler sabahı" der şair
hiç sönmez bazı evlerin lambaları
yanar sabahlara dek
ışıklar yıldızlarla yarışır sanki
pencerelerde oynaşır
denizde yakamozlar gibi
göz kırpar
karanlık sokaklara hep
güneş doğacak
dinlenmeye çekildi ay ve yıldızlar
sabâ makamında okunuyor işte sabah ezanı
namaz uykudan hayırlıdır
Essalatu hayrun minen nevm
Essalatu hayrun minen nevm
ve
uyku ile
dinlenmiş le
hiç gözüne uyku
girmemiş
aynı sabaha günaydın diyecek
binlerce insan
kuş bakışı izliyorum şehri
hayat devam ediyor
bir yaş daha
eksiliyor
insan
kafama vurur gibi adeta
yine o ses
mahallemiz sakinlerinden
kim bu
şehirden eksilen
dalga dalga yayılıyor
tik tak tik tak
dalga geçer gibi
saatin
sesi
kulaklarda
hoş bir seda garip bir hüzün
bırakıyor
hüseyni makamda
salâ okuyan
müezzinin sesi
tefekkür ile dinliyorum şehri
bir çukur daha kazılıyor
bir taraftan dolarken
diğer taraftan boşalıyor şehir
kuşların gölgesinde uyuyorum
belki diyorum
uçurumlardan kurtulur
düşmem
içimdeki ıssızlığa
sessiz avazım
nefesim de boğum
nefesim kesilir
düşerim
kimbilir kaç kez uğurlanırım
kaç kez çağrılırım
ah o
hep o surekli düşüp durduğum dipsiz
uçurum
ve yine
can çekişen ruhumda
kimbilir
bu kaçıncı doğum
zamanı durdursam diyorum
her yıldız kaydığında
bir dilek tutsam
belki diyorum
tekrar çocuk olurum
belki de kimbilir
kaybolan
kuş kanatlarını bulurum