6
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
2149
Okunma

Sana hasret ilmekleri attıkça,
Yüreğim Nil gibi kıvranıyor.
Bütün lüğatlarda coğrafyandayım ,
Gidiyorum , o uçsuz bucaksız maviliğine
Azrail’e kulak asmadan
Sen varsın ya sonunda
cennetimsin.
Gözlerimde tedirgin uçan kırlangıç
Kanatlarını çırptıkça hicranın sancılı gökyüzünü
Beni katlederek sen oluyorum gitgide
Sana susadıkça,
Yüreğimin en ücra köşesinde bir kuyu ,
Cemalim kurumuş bir yapraktan beter
Kuramaya ramak kalan yaşlı bir ağacım,hicranda
Şems’imsin.
Zaman esmâ ilindeki İsmail
Seni özlüyorum.
Kelamın ulağı yine uzun bir cümlede yol alıyor.
Misk-i amber kokun nüfus ettikçe
Gözlerimden akan tuzlu suyum/n ‘umut’ ikram etmekte her zerreme
Sende kalakalıyorum ey Yâr………
gordion
16/07/2014
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.