0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1486
Okunma
Yağmur kokuyor alnımın seccadesi
Titriyorum tuzludan tuzluya düşün soğuğunda
Hayâ yırtık bir yün çuvalı
Akıyorum zembiller içinde damla damla
Gözlerim bulanık
Her yer sisli, gönlüm sulanık
Vaktidir ölüm hadi tam zamanı
Daha da batmadan durdur zamanı
Ansızın sustur, kimsecikler olmasın
Acımasın, kan akıtmasın kalbim
Arsıza susmak zulüm, gevezedir hayatı
Ölüm, var sen gel; çat kapı
Aşkım uçurum kenarı, ittiriver boşluğa
Kayaları yuvarla, tozu toprağı müjdele aşağıya
Belki huzur, belki de zuhur
Ölüm, sen yine de gel; çat kapı
Toprak örtüyle uyandır beni sonsuz uykuma
Uzanayım derinliklerine, yaslayım başımı ayaklarına
Gözyaşlarım dolanırcasına parmak uçlarında
Okşa başımı, gider gözlerimin ferini
Çatma kaşlarını, öyle dalayım rüyama
Geçmişime set çek, geleceğime en tozlusundan toprak
Bir ah inletirsem gözüme tozları kaçırt
Bir sen kaldın zaten, sen de acıma sakın
Ölüm gel, çat kapı
Tozlandı sesim, kalmadı takatim
İzin ver uyuyayım nefessiz dalışlarla
İzin ver meleklere, sorgu sual etsinler; diyeyim hüznümü
Ölüm gel, çat kapı
Sevdiklerime selam etme, edersen gücenirim
Etme, ben sana yeterim
Haramdan sakınmaz kalbimle
Seni beklemekteyim
Ölüm, bu aralar gel sen; çat kapı
Muhammed İşler