1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
720
Okunma
yürekten göçeli çok oldu
acı harabelerinde artık kapı tokmağım
benim gibi hayat ucubeleri süpürür çöplerimi
kısık sesle dinliyorum ümitli şarkıları
kulaklarımdan çıkarsa aptal cesaret kıyıcılara av olmasın
gizlice doğurduğum düşlerimi nalıncılar kundaklamasın
olmamış meyvasına da hor bakılmasın diye kökleri yakılmış
aklımdaki düşüncelerin...
fare kapanı gibi görünür, oradan, baktığın taraftan
belki faktır, irdeleyemiyorum şimdilik, içindeki suret kimindir
yani duvarlarım korkuluğudur, tek varlığım aklımın
buradalık, görünmezlik gibi, miğferim gibi
gözün göz olmaktan başka işlevlerinden kaçışımın
domino yıkıcı bazen, hep emzirildiğim günlere büker beni
bazen tırmık olur göz,
içimde neşelenmeye yüz tutan anız yakığı toprağa döker beni
çalılıkların hüznünden tanırsınız
ruhumu keser, yüzüme tuz çöker
gözü bir tek görür mü sanırsınız?
yorgunum yaşam hamallığından, kim kimin yüküdür
iğreti havanın, suyun, nefesin tadı boğazımda
hep böyle, hep böyle çizgilerim
aynacı kervanını bekliyorum,
kader deyip geçemediğim bir yolun karşı kıyısında
hala uykudayım, yıkıklarımın yatağında
ölmüş zannedebilirsiniz, korkmayın bakarsanız
bahçeli, balkonlu, kazanı kaynayan yerdeyim
ama aramayın,
gülüşleriniz canımı yakıyor sebep sorarsanız...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.