17
Yorum
44
Beğeni
0,0
Puan
3299
Okunma
Gözlerinin gölgesinde biraz daha soluklanmam lazımdı ya
olsun yine de,
Samimiyetsiz savurma saçlarını, rüzgârlarım inciniyor
Gururuna iliştirdiğin bir çift güzel söz kaldı mı dilinde
Neden, dudağın hep hüzünlerle öpüşüyor
Ve neden, yüreğinde sürekli kimsesiz bir çocuk üşüyor
Unuttuğun son tebessümde öldüm
Özlemlerimi bir turnanın kanadına sürüp
Kırk parçaya böldüm
Seni ilk kez gördüğüm o yol çatına sevdamı bırakırken
Farkında değildim sendeleyerek düşen hayallerimin
Uzak denizlerin maviliklerine küs gözlerim,
Ve ılıman iklimlerde üşüyen şiirlerim vardı
Kavgalı bakışlarından irkiliyorum
Simsiyah kokusundan medet umduğum saçlarına yemin olsun ki
Kalbine son rötuşu göz yaşlarımla yaptım
Sen, bilmem kaçıncı uykunla kadeh tokuşturuyorken
Yağmur tanelerinin mızmızlanmasına eğme yüzünü
Bahar tonunu her vakit yeşile çalmaz
Ağlamak şaire ne kadar da yakışır gördün mü hiç
Aşk, sancılı zamanların düşüğü değildir
Bir serçe masumluğunun alnından öperken kanat imanını
Ben, hüzünlerle helalleşip
Yeniden gri renkli gökkuşağının soğuk koynuna sokuluyorum
Buz mevsimlerine kanat çırpan donmuş umutlarım var
Yeniden ısıtarak diriltir misin beni
Ve bir daha sever misin yüreklice
Yazgısı körelmiş ketum yarasalara inat
Göç yolda dizilir,
Ayrılıktan önceki son çıkışta bekliyorum seni
uytun ..........