9
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1283
Okunma
bir ihanet fırtınası basıyor gözlerimi
cam duvarlarını yıkıyorum gecenin
gençlik mevsimlerimden kalma
yirmidört ayar bir kahkaha atıyorum sonra
en kabadayısından
naralar dilimde dolaşıyorum sokaklarını
bu bedbaht şehrin
üstüne yürüyorum bütün kahbeliklerin
el sallıyor fahişenin biri uzaktan
teselli edecek bir enayi arıyor kendine
oysa bilmiyor
düşmez bu saatten sonra hiç kimse
hatta kozasından yeni ayrılmış
bir tırtıl bile
ne kaldı ki
en kanlı hikayeleriyle denizleri kavurmuş
karayip korsanlarının
devasa kalyonlarında bile
forsa kalmayan yürek
esir düşecek
lakin
delik deşik ediyor gözleri
dudaklarının arasında mahsur kalmış
sözlerinden daha ağır geliyor
bitmeyen bir senfoni
taşırken yüzlerinde milenyumun kibrini
sanal kadınlar bunlar
biriktiriyorlar yüreklerinde
asırların kirini
çıkamıyorum bu gece sokaklarından
ne yapsam nafile
karanlıklar içinde boğulmuş şehir
şüpheler ırmağında tutsak düşmüşüm
acıyor halime nur yüzlü emir
geri veriyor sonra uykularımı
gerçekler değirmenine dönüyorum sil baştan
öğütüyorum ellerimle bir bir umutlarımı
bir ömür boyunca biriktirdiğim
düşlerimle ölüyorum bende birlikte
ölüyor içimde içli bir şair
bilmem ki şimdi bu kaçıncı gece
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.