0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1099
Okunma
I.İTİRAF SANA VE BANA DAİR
Ne İstanbul kadar çok sevdiğim oldu
Ne de aylardan Şubat’ı sevdim
Gittiğin zaman Sustum en çok
En çok güldüğün zaman sevdim seni
Asude bir bahardı sanki
sanki hayali bakır renkli
bir geceydi hepsi
Ve gençliğimi bıraktığım bu şehir
bu şehir yamyam çığlıklarına karışmış
bir uğultuydu kalbimi ağrıta
bir ihtimal kalmışdı aklımda
sana ve bana dair
sustuğum zaman sevdayı hatırlatan
ağlayarak okuduğum
romanların sonunu getiremiyordum
tuhaf tuhaf gülüyordu sonra
çiçekler büyütüyordum
biraz buruk
türküler söylüyordum
biraz boğuk
hemzemin bir yara kapanıyordu
hepsi bu
Gözlerim yorgun gönlüm hasta
Aşk diyordım
Ne zor meslekmiş usta.
İşte
zencefil kokulu
bir yalnızlıktı sadece
sadece uzamasıydı gecelerin
-ve bilmecelerin usta!
Gecikmiş bir saatinde gecenin
Yıldızları bir tesbih gibi dizerken
çentik atıyordum kalbime
hatırı sayılı günler için
Ki kalbim "Can elmasım"
Yazılar yazıyordum
Gazetede fotğraflarım çıkıyordu
-Benim Veremli Fotoğraflarım.
ölümümü düşte gören dostlarım arıyordu
Tebrik kartlarına boğuluyordum
kara gün dostlarım
neyleyim
ama
sen yoktun.
II.İTİRAF ŞU BENİM KÖPEK YALNIZLIĞIMDIR
Gece raylar uzardı
trenler uzardı sessizce
şubat bir cemre vakti
kanatlandı düşlerim
cebimde bir ayrılığın buzdan fotoğrafları
-veremli fotoğraflarda"
dona kaldı gülüşlerim
trenler hep kara çalıyordu
dumanlar hep kara
bir mücrim bekliyordu
yorgun istasyonları
bir kampana çığlığı uzar yalnızlıklara
bir kampana çığlığı ölümün ölüş vakti
ve hayaller
hayaller ki kalp kıran
hayaller ki kor ateş
ve keskin tütün kokusu
siyah sükut renginde her dem
ve mona Lisa’nın gülüşü
bu kadar güzel değildi.
III. İTİRAF YİNE YALNIZ SEN
Belki şarkılar çalıyordur
bir eski zamandan kalan
bir tütsü
bir koku
bir hercai hülya gibi
belki bir mısra olur
sustukça dudaklarına saplana
bir mahzun
bir acemi
bir unutulan rüya gibi
Ben ellerin sevdim yalnızlık sonrası
Ellerinle öldür beni ellerin ateş dansı
kufi bir hat gibi son kez bak gözlerime
varlığın bana ağır yokluğun baş belası
trenler hep kara çalıyordu
dumanlar hep kara
bir mücrim bekliyordu
yorgun istasyonları
bir kampana çığlığı uzar yalnızlıklara
bir kampana çığlığı ölümün ölüş vakti
IV.İTRAF BANA DAİR
Bu sloganlar bu çağa
bu sevda bana değil
som altından yataklar
küskün kadın yankısı
gözlerinde tuz var
istersen biraz eğil
"memleketim ve sevdiğim"
uzak vefa şarkısı
bu sloganlar bu çağa
bu sevda bana değil
gözlerim yorgun gönlüm hasta
aşk diyordum
ne zor meslekmiş usta
önümde heykelleri var
yeminlerin tövbelerin
ve koltuğumun altında kitaplar
hatıraları ölü şairlerin
ve aklımda pürtelaş bir intihar
ölünce bir ihtimal görmemeliyim
böyle gittiğin zaman sustum en çok
en çok
ağladığımda
on dokuz yaşındaydım
yani bir şari parçasıydım
şunun şurasında
yakama klas bir duruş takıyordum her zaman
uzun boyuma ve uçuklamış dudağıma
kumral bir ıslıktı en çok yakışan
ve hayaller hayaller
önce tılsımlı bir öykü
ve sıcak çocuk düşleri
içimde saklı her an
ve rüyamı dişleyen onun rüyası
Ki onun sözlerinde gördüm
duyduğum şiirlerin külde dirilişi gibi
ne leyla’nın ibrişim renkli gülüşü
ne aslı ne zin’in şarkısı
Bu kadar güzel değildi
V.İTİRAF SON OLANI SANA DÖNDÜM
Sana kendimi getirdim
ve ıslanmış kelimeler
yalnızca bir şairim
boyum endamım hepsi bu
birde anlıma vurulmuş
unutamadığım türküler
birde kendimi getirdim
kendimle beraber
yüreklerin kokuştuğu bir çağdan
-dimdik ve sapasağlam-
zehir zenberek şiirlerimle
bir mavera sonrası
bir gül gibi kırılgan
-beş yıl-yandım
inSANA döndüm
sana döndüm
aşk yanmak mış asırlarca
asırlarca yanmaya döndüm
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.