48
Yorum
45
Beğeni
4,9
Puan
5483
Okunma

Bir bahar akşamı geldin ömrüme
Her mevsim akınca üzülmez miyim?
Fatihanı çok mu gördün kabrime?
Vedayı takınca üzülmez miyim?
Vuslatın mumları beklerken söndü.
Mazi girdap olmuş gözümde döndü.
Bulutlar ağladı, feryadım dindi.
Hasreti ekince üzülmez miyim?
Üç gül vermiştin ya onu koklarım.
Toprağa dikmişim her gün yoklarım.
Yaban dikenleri sarmaz paklarım.
Dalları bükünce üzülmez miyim?
Keman sesi gibi inler aşkımız.
Ölmezdi sevdamız hani meşkimiz?
Mahşere kalınca bekler köşkümüz.
Canımı yakınca üzülmez miyim?
Kahve değildi ki hatırı olan,
İki bardak çaydı gönülde dolan.
Tatlı dilin güler yüzüne dalan
Hayalim yıkınca üzülmez miyim?
Bir dilenci vardı hemen karşıda.
Duydum o da ölmüş yoksul çarşıda.
Yar bekledi vuslat buldu arşıda.
Cellâtlar çıkınca üzülmez miyim?
Sevenlerin bahtı bu olmamalı.
Hasretle, hicranla iç dolmamalı.
Gurbet ellerinde son bulmamalı.
Kör talih çakınca üzülmez miyim?
Neylerim sen yoksan o İstanbul’u?
Galata Köprüsü hayaller dolu.
Sana da çıkmıyor kalbimin yolu.
Yollara bakınca üzülmez miyim?
Ayse Kavak
Sultan’üş Şuara
5.0
96% (46)
4.0
2% (1)
2.0
2% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.