5
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
291
Okunma

sen ateşi yakıyorsun bakışınla
karanlıkda parlayan alevler gibi
ben rüzgar oluyordum sesizce
usulca
o ateşi taşıyan
bazen söndüren
bazen büyüten
aramızda görünmez bir dans
ve birbirimize bağlayan
bağ vardı
birbirimize görmeden
hissederdik ruhumuzu
hiç olur muydu bu
ateş ve küle dönmeden
yorulmuştuk sanki
o vakit o hipnotize idik hayattan
melodimiz yaralıydı susmuştu
kırık saz teli gibi
gelmişten geçmişten gelecekten
naralar atıyorduk
ben acılı kıyafetlerle dolaşıyordum
sen şifa yüklü çantalar elinde
uzatıyordun peşim sıra
belki de tersiydi
bir serçe gibi ürkerdik
korkardık mutlulukdan
ikimiz
aslında ne sen beni tanıyordun
ne ben seni
sen ateş ben rüzgar
kaçarken birbirimizden
ben umutsuz sen ise
bir umutluydun bizden
elini uzatıp yerimden kaldırdın
kırık pusulam döküldü tek tek
sen biliyordun aslında
tanıdın beni
ben beni unutmuştum çoktan
rafa kaldırılmış eski bir roman gibi
aldın ve okudun beni
işde o gün
rüzgar sustu ateş söndü
Ayşe Kavak
@ayşe kavak
@google
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.