16
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
2508
Okunma

şimdi
son bahar kederiyle sarılıyorum yokluğuna
ve seni sevdikçe kendimde bitiyorum
kendimde bittikçe
yeniden çoğalıyorum aşkına
haydi
bir daha vur beni sil baştan
bir daha gözlerinle yüreğimi kundakla
ki gözlerimi kapatsam da yokluğuna
yüreğim de hiç eksilmiyor sevdan
ama neye yarar
dar ağacında can çekişirken umutlarım
sesin yankılanıp durur yine odalarımda
penceremden el sallar gölgen geceler boyu
ah keşke
yokluğun ecelim olsa
biliyor musun?
bir çocuğun anasını özlemesi gibi
özledim seni
başarabilirsen
kanatmadan çıkarıp al sevdanı bağrımdan
bak yine sana yumuyorum gözlerimi
sesinin ahenginde uyutuyorum kendimi usulca
yaralı yüreğim bir yangın yeri
ben sana sustukça
haydi sen sakla gölgeni bakışlarımdan
insan ne zaman ölür biliyor musun?
umutlarının tükendiği an
bir bilsen
düşlerim ne sancılı iklimlerden geçti
kırık bir yalnızlığa bıraktım kendimi zamanla
yılgın günlerden yorgun düştü bedenim
söyle
kaç ömre bedeldir yokluğun acaba
hayli vakit geçti sesini duymayalı
saymadım kaç hazan geldi kondu dallarıma
en son hasretine bulanmıştı ellerim yüzüm
deli bir yangın olup ta yaktın amansızca
ne yana baksam tek sen oldun karşımda
güne seninle uyanmaktan vaz geçmedim ki asla
gece yine tek sana kapadım gözlerimi
rüyalarıma girip uykularımı süsledin ara sıra
şimdi bir hasret türküsü geçer içimden
bir umudun peşine takılırken düşlerim umutsuzca
ki ben sana bu kadar hasret yaşıyorken
açmadan solar bahar da goncalarım usulca
şimdi
umutsuz bir ümitle sığınıyorum sana
sana sığındıkça kendi içimde tükeniyorum acılarımla
ve ben kendi içimde tükenip durdukça
sil baştan doğuyorum aşkına
ay/su
5.0
100% (17)