3
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
2411
Okunma

BU SANA SON ÇAĞRIM
Bir uygarlığın kanatlarındaki en seçkin kadın
Sen, İskenderiye doğumlu,
Ve kocan Antonius’u kobra yılanına zehirleten
Kleopatra değil misin?
Bir yanın Roma, bir yanın Bizans olan kadın,
Anlat bakayım, Jül Sezer’lerden başka ne aşklar yaşadın
Şimdi dört duvar içindesin çıkmaz oldu sesin
Antalya’ya bahar gelmiş
Gök mavisi inmiş yeşilin üstüne
Nataşalar kulaç atıyor Akdeniz’de
Yamaçlarda erguvanlar selam durmuş sana
Ama sen yoksun, tek tesellim tarihtir senden öte
Kim görmez ki usulsüz yola girenleri
Taze bir kurşundu yüreğime saplanan
Yedi katlı şu dünyanın bin yılık uykusundayım
Sen, Akdeniz’in kutsal kızı Kleopatra,
Daha kaç bin yıl sevişeceksin korkularla.
Gözlerinde Akdeniz’e açılan piri reisin pusulası mıydı?
Dalgalara yaslanarak büyüdü
Tarih bozan güzelliğin
Dudaklarında unutulmayan gladyatörlerin ezgisi
Antik kentlerin rüzgârı esiyor soluğunda
Tarih çırpıntılarına odaklanıyor sanki gizli sevinçlerin
Giysilerinde kurutulmuş bir Roma kokusu
Kokladıkça,
Tarih sayfalarına dönüştürüyorsun gizemli çiğ damlalarını
Dalgaların hışırtısıyla mı süzüldün bu mavi koylara?
Geri dön!
Akdeniz’e bıraktığın sıcaklığın seni soruyor
Bir sürprizim var sana,
Bu cennette bir mevsim daha geçirmek için
Sana son çağrım
Unutma! beraber getir dağların oğlu Athos’u
Ve zorbalıklarla oğullarını yiyen o tanrı babalarını.
Nuri Dağdelen
14.011.2013
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.