2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1292
Okunma

"seni ardımdaki zamanda bırakıp gidiyorum
sınırsız ve sonsuz bir mekanda düşlemek için..."
beni bırakmazdan öceydi/ayın
bir büyü
sonsuz asılı o orijinsiz zamanda her şeyin
o gölge renkli firari ve seyyah siyahi anlarımızda
bir bukle huzme sanki
yüzünü hüzünlü ölümlerden gizlerken
anımsarsın belki
tüm anların katli vardı peşimizde
öylesine silme, hafifmeşrep yüzlerle
derya yurtlu ejderha vardı
kuşatma orduları o derin
bizde hayatı öldüren gerimizde
ama ilerde hep ilerde
o tutsuk gözlerin
beni bırakıp gittiğin/öylesine
mihrabı halaylı,alay-alay yalımlarla
omuzlatıp kendini
o savaşın anaforu içinde
eski tanımsız tanrılara adaklar sunar gibi
son sunak taşına bıraktık seni
sonsuz sunguyu yazmak için
bir boyutu yitik yaylı mekanın
uyku oklarının yaylımı içinde
beni bırakıp gittiğin
...bırakıp gittiğin
...gittiğin
beni bırakıp gittiğin
o çıngırak saklı
karanlık gerili gecenin zemherinde
ve yürek zeminin de tepirdiğin tanrısal toy tayların
zamanın durak peygamber söylenceleriden
daha kutsal diz çökümü yalnızlığıma
ve yanlızlığımın kalabalık zehir zemberek sakladığım
bitmesi bir masal olan
o toprak gözlerini
beni bırakıp gittiğin an,sanki
...bırakıp gittiğin an
...an sanki şimdi
Şevket TEKİN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.