1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1003
Okunma
Koskoca bir gökyüzü
Soldu işte ellerimde
Nasıl oldu, neyin laneti bu?
Daha mı onurluyum şimdi?
Zırhım daha mı kalın eskisinden?
Hayır!
Bir yağmur tanesine bile dayanamıyor artık miğferim.
Yoksa
Meleklerin laneti mi bu yağan dudak izleri gökyüzünden?
Başka türlü nasıl açıklanabilir ki yenilmem
Dikeni bile olmayan bir güle bile.
Oysa
Ben papatyaların göçünü seyretmeye alışkındım yılın bu zamanlarında,
Nehrin kenarında, huzurla…
Belki de o badem ağacı sorumlu
Heykelini yontan, yapraklarıyla, güneşe doğru;
Göndermenden tanrısal şimşeklerini, başımın üstüne…
Ki en son artık dayanamayıp dün,
Dedim ne gelirse senden,
Baş üstüne…
N’apalım?
Oturdum bekliyorum işte öyle.
Akıncılar gönderdim, sesinin gittiği yere.
Bir simurgla yollasalar bari geri,
Yoksa zaten başka türlü taşınabilir mi ki, o tanrısal şehveti.
Yok, yok,
Bitmiyor, bitmeyecek!
En iyisi yüzmek güneye giden papatyalarla
Denize döküldükleri yerde yüzmek,
Onunla yüzdüğümüzdeki gibi yakamozların arasında…
Susmak sularda en iyisi,
Bitmiyor nasılsa,
Bitmeyecek.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.