7
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
1108
Okunma

Gönlüm anadolu/toprak tenim
Yağmur ıslattı/ aşka sürgünüm
Kınından çıktı kalemim
Düşerse hırkam sırtımdan
Unutma ceplerimde hecelerim
Karanlığa siper düşüyordu
Tarifi mümkünsüz yüreğime
Hayallerin kursağına birikiyor
Gözlerini kaçırdığından biliyorumdum
Bitmiyen yol takvimlerinde kaybolduk
Mesafeler uzadıkca hasret yükleniyordu
Tam düze çıkıyorduk/surlar örülüyordu
Bir ışık arıyorduk/limanı bulma telaşı sarıyordu
Derin hikayelerin yorgunluğu acımasızdı
Yeni hasretlere hazırlanan dizelerde
Geçmiş zamanın türküleri dilimize kazınıyordu
Ben hiç diyordum/sen susuyordun
Mısralarımı okumaya çekiniyordun
Zaman geliyor/Kaybedilenleri hatırlıyorduk
Çıkıp gelen/tesadüflere yorumlarken
Bazen düşüyorduk/bazen çiçeklerin içinden geliyorduk
Mahalle aralarına bıraktığımız çocukluğumuz gibi
Bırakılanları taşıyan zihnimizdi
Geçmişin içinde donuk bakışları gizliyorduk
Tarihin derinliklerinde/yaşamayan bizmişiz gibi
Acı hatıralar serçe kuşların kanatlarına ağır geliyordu
Gelecek kaygısı varamama endişesiymiş gibi
Güneşin parlaklığı hep aynıydı oysa
Derin yaralar acı duyguların iziydi
Düne ait kimler geldi geçti diyorduk
Düşler ve sevdalar mavi göle düşerken
Tüm yenilikler geçmişimizden uzaklaştırıyordu
Hissi duygularımız antika müzelik/seyirlik olurken
İşte bu yüzden/eskiyi bugüne taşıyan kağıt kalemi seviyorduk
BEN HİÇ DİYORDUM/SEN SUSUYORDUN
MISRALARIMI OKUMAYA ÇEKİNİYORDUN
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.