0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
853
Okunma
sesin gölgesi
ve kel-imsiz adam
mağaradaki resimler
sahipsiz çocuklar gibi
gül açan yaralarla
öfkenin susuzluğu tutundu
gölgenin kelebeğine
demirin pasıyla kazındı
göklerdeki yazılar
ötekilerdeki öteki
yıldızların düş artığı
ölmün sessiz ilahisini karaladı
hiçliğin şarabındaydı
sınırlı sonsuzluk ve sonumdaki önce
karalamalar yazıp yazıp
tensiz tinsiz zalimler aşiyanında son öncesi
sokaklarda kalabalık telaşlarla yaşanır
karagözün son rüyası
anlatılmayan alıntıların adına
sahnelenir bülbülün son piyesi
ve düşer bedenlere
şarkıların hicreti ile
ağlayan tanrı
tuzsuz damlalarla yaratıldı
kanatsız melekler
çocuk yiyen bedenler
kırılan ayrılık nöbetinde
notaların tualini resmeder
sinek vızıltısıyla
sokaktaki gölgesiz lambalara
yakamozu çalınmış denizlerde gezer
savrulmuş gönüller tanrısı
öksüz bir piçin duasıyla
orospu bir ruhun akşamı
Nemrutun güneşiyle
ruhun başka dansı hicret eder
okşanan ruhuma
ve artık
nezaketin küfrünü çizer
ateşini kaybeden deniz
tekrarsız aşkla ölümün ölümünü düşler
dağı olmayan zeustur
omzumdaki güneş
o da kibrit çöpü ile yanar
sihrini yitirmiş büyücü misali
yeter ...
boşluğu tarayan şairler
yeter...
Abdullah Aydemir ve Hüseyin Aktaş Sohbetleri
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.