10
Yorum
34
Beğeni
5,0
Puan
4681
Okunma

kapalı kapıların ardında
bilinmez iki ayna
saldıkça zehrini odaya
sarılır perdeler günaha
soyunur saatin sarkaçları
on ikiyi vurdukça
duvarları okşarken ayyaş naralar
yeminim olur
iki kırık kadeh
bir dal sigara
kurulur sofra aç kurtların
parmak ucu askısına
ip koptu
düştü kukla
saçılır kırıklar
batar koyun koyuna vermiş rüyaya
buluttaki gölge inzivaya çekilmiş
hâlen aşk damlatır üzerimize
eyvallah…
ters köşe
eğri büğrü aşklar
düşerken gecenin kucağına
renkli topuklarıyla şiir kazar mevsim
aralanırken söylenmemiş sözlerin dudakları
kin bağlar coğrafyaları
adımı sayıklar toprak
kürek kemiklerimin içinden
geçtikçe sevda tozları
kendi kıyımlarım da
incinir deniz
kurşini kalıntılar taşır yüzümüz
kirli sakalıyla ceplerimden gülümserken güz…
hadi yine iyisin
iki yüz bir ters giden ayna
bak gülümsüyorum etrafa
sırrını döktükçe
içimin kelebeklerine
salıncaklar kurar ellerin
sallandıkça poyrazda
kıpır kıpır acılarım
kestikçe uzadı saçlarım…
arabesk bir iğrentiyle
terfi ederken hüzünlerim
sağnakta ıslanır
kirpiklerime gizlenen gözlerim
ab-ı hayat suyu ile
meşk eder yüzüm
masa başına iliştirilmiş
küçük bir notla bükülür bileklerim
“ hatırla “
hatırladıkça
öldük
sığ suların
çakıl taşı masallarında…
izninizle bayım
aklımdakini dilime yatırmadan
sansürlenir bu film sinemalardan
fragmanlarından kan sıçrar sokaklara
hadi yine iyisin
elveda yüklü omuzlarımda
sen değilsin ayna…
iki kırık ayna
bir iklim boyu uzakta dünya…
(( elçin ))
5.0
100% (35)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.