2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1076
Okunma
Neden yazıyorum biliyor musun Zeyd?
Çünkü büyüyorsun ağzımda dalga dalga.
Sussam köz olur yakarsın dilimi.
Yangınınsa anlamlı kılar yaşamı. Alev alev Zeyd!
Şimdi sen gözlerimden uzak bir semtin sabah kokusunu doldurursun ciğerlerine.
Bir iki simit biraz peynir.
Yol sanıldığı kadar uzak değildir evine.
Ölsene sen Zeyd! Ciddiyim öl sen.
Mesela tam da şimdi Mısır’da alnından sıcak kanı dökülen bir bebeğin soluğunda.
Mesela Suriye çadırında ağlayan bir ananın ağıtlarında.
Ya da hemen yan sokağında açlığını bastıramayan bir babanın yere indirdiği bakışlarında.
İncinmiş kuşlar için de öl biraz.
Kadınların incelmiş saçlarına ya da.
Değil mi ki yaşatmak Allah’a mahsus sen vicdan için biraz ölümlü ol Zeyd!
Burada olsan yani simitlerinle yürüsen bana ellerime bak derdim,
yaşayan ellerime.
Parmaklarım ince ve uzun ve belki biraz gereksiz beyaz.
Annemin saçlarını tarayabildiğimce yaşayacaklarını sonra onlarında ölümlü olacağını anlatırdım.
Ama ellerin ellerime dokunursa alev alev yaşar onlar derdim
ki sesim biraz titrek. Hep gök yüzünden...
Ölmeden girme bizim sokağa.
Seni bir düğün gibi karşılamak ister burada hava ve su.
İstersen ellerime dokunma ya kan revansa ellerimiz Zeyd!
Zeyd, Zeyd adının tadı bırakmıyor ki soğusun ağzım.
Bu aşk beni kül ederdi inan.
Bunca acı varken helal kılınsaydın eğer.
Biraz ölümlü olalım.Bak gök hala mavi.
Ellerin bir kuyudan su çıkarır gibi.
Zeyd.
5.0
100% (9)