1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1595
Okunma
gelirsen seninle
deniz kenarında
kahveci Rüstemin çay bahçesinde oturalım
silinmiş ayak izlerinden
canı acımadan aşınmış
mermer basamaklarından geçip
yorgun ama fiyakalı bir masada
sadece bakışalım
olsa da olur
ortada kör bir mum
susuz kireç izli bardak da
baygın karanfillere aldırmadan
devamlı değişen
zamana yorgun sırıtmayan bir garson
çayımızı getirsin
denize sarkan çınarda
ağustos böcekleri
belki
nöbetini durdurup ötmez
sesinin üstünde
bakarsın serçe yürekli bir kuş gelir
akıl erdiremezsin ötüşüne
otların arasında kirli bacaklı
ağlamayan bir çocuk gülümser
uzaktan nihavent bir beste
derken
belki elin elime değer
seversin
bütün hesaplar benden kahveci Rüstem
belki yeni bir aşk başlar
gel bana
dinle
cazgırca zil çalan
beynim seni kovalıyor
belki neşenin rahmine düşer somurtgan bakışın
attalara gider üzüntülerimiz
belki
yaşlılık rampam da
hor bakmazsın bana
belki
seversin
SERDAR SAN AYVALIK 8.8.2013
*
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.