Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
ZEZE ÖLDÜ
ZEZE ÖLDÜ

BABAMA MEKTUP

Yorum

BABAMA MEKTUP

( 2 kişi )

1

Yorum

2

Beğeni

5,0

Puan

2426

Okunma

BABAMA MEKTUP

BABAMA MEKTUP

Küçük bir çocukken;
İncir ağaçlarına benzetirdim kollarını.
Hani şu bahçemizde olan,
Akşamları incir kuşlarının tünediği.
Kuşlar nasıl sokulurlarsa birbirlerine
Öylece sokulmak isterdim kollarına.
Teninin kokusunu duymak,
Sana dokunmak…
Sonra sımsıkı sarılmak sana.
Öyle içten öyle sıcak.
Yıkılmaz bir dağ gibiydin gözümde,
Kollarım seni saracak kadar büyük değildi ki baba.

Kıraç topraklar gibiydi bakışların.
Bana kollarını hiç açmadın,
Hiç almadın beni kucağına,
Hiç oğlum deyip sarılmadın.
Bu yüzden hep kıskandım;
Birbirine sokulan kuşları baba.
Her fırsatta acıttım canlarını sapan taşlarıyla.
Öfkem kimeydi sanıyordun baba.

Hepimiz korkardık senden.
Öfkeliydin, sinirliydin.
Sesin kuşları bile ürkütürdü.
Hepimiz bir köşeye sinerdik,
Nedendi baba onca hışım, onca öfke neden.
Bizler canından bir parça değim liydik.
Peki ya annem...

Hep el gibi gelip, el gibi çıkıp gittin evimizden.
Hiç birimiz bilemezdik ne vakit döneceğini.
Bir gün, bir hafta, bir ay…
Annemin kapılara bakıp her gözyaşı döktüğünde;
İçimde kocaman bir nefret büyüttüm sana.
O an kuşlara yaptığım gibi kırmak isterdim kanadını
O beni hiç sarmayan kollarını,

Döndüğünde susardın.
Çıldırtan, kulakları sağır eden bir sessizlik çökerdi, toprak damlı evimize.
Sanki evdeki hüznün ağırlığından;
Duvarlar üzerimize yıkılıverecekmiş gibi gelirdi.
Dönüşün hep bir yağmur sonrasına denk gelirdi.
Akardı toprak damlı evimiz, ıslanırdı annemin gözyaşları,
Islanırdı hayallerimiz, ıslanırdı içimde öfkem.
Sırılsıklam dururdun kapıda.
Seni kapıda her gördüğümde
Koşup o incir dallarını andıran kollarına atılmak,
Sımsıkı sarılmak isterdim
Sonra annem, sonra öfkem gelirdi aklıma…

Bir gün ben çok hasta olmuştum.
Gece karanlık, gece alabildiğine uzun.
Yağmur bin hışımla yağıyordu.
Beni sırtına aldığın gibi düştün yollara.
Yürüdün, biran bile aksamadan yürüdün gecenin içinde.
Yel değirmenlerine saldıran Donkişotlar gibiydik.
O an teninin kokusunu duydum baba.
Demek babalar böyle kokarmış ha.
Demek babalar böyle kokarmış
Hasta olduğum için mutluydum.
Mutluydum sana dokunduğum için.
Korkmuştun, gözlerinde ilk defa korkuyu görmüştüm baba.
Bekli de beni seviyordun,
Ölmemden korkmuştun. Mutluydum…


Peki ya neden di baba, onca öfke onca hışım neden.
Şimdi anlıyorum seni Çaresizlik…
Bizi hayatına sokmak istemeyişinin nedeni buydu değil mi
Onca öfke onca hışım bizlere değil çaresizliğineydi değil mi
Bizleri kabullenirsen mutlu edememekten korktun hep.
Kaçmak kabullenmekten daha kolaydı değil mi sana.
Kaçtın, ama her köşe başında bizler çıktık karşına,
Her köşe başında parasızlık
Her köşe başında annemin ıslak bakışları
Her köşe başında çaresizlik.
Onca öfke onca hışım bunaydı değil mi baba.
Oysa bir güzel söz, başımızı okşayan bir sıcak el yeterdi bize be baba.
O incir ağaçlarını andıran kollarında sokulsaydık birbirimize,
Babalar nasıl kokarmış bilseydik,
Derin derin içimize çekseydik olmaz mıydı be baba.

Öyle çok özlüyorum ki şimdi seni.
O bir kez de olsa içime çektiğim kokunu.
O sekiz köşeli kasketin altındaki sert bakışlarını.
O nasırlı ellerini, kavruk yüzünü.
En çokta incir ağaçlarına benzettiğim;
Ama sımsıkı hiç saramadığım kollarını.
Şimdi bende büyüdüm baba, kollarımda büyüdü
Seni sımsıkı sarmak istiyorum,
Kokunu içime çekmek
Nerdesin be baba
Nerdesin?
Kahretsin...


Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Babama mektup Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Babama mektup şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BABAMA MEKTUP şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
erolabi
erolabi, @erolabi
9.5.2013 10:53:05
Şiirde bilmeden "Bahadır" ı anlatmuşsınız değerli şair.
Bahadır oyun oynarken arabasının çıkan tekerini yerine oturtamayınca ağlayarak "Şimdi burda olmalıydı o ,şimdi burda olmalıydı" diyerek odasına koştu.
Arkasından gidip "Aslanım kim burda olmalıydı?" diye sorduğumda bana " Babam" dedi. babası vefat edeli bir yıl olmamıştı ve Bahadır henüz altı yaşındaydı.
Sonra o bir oyuncak bebeğe "Ömer" adını verip "Oğlu" ilan etti.
"Ben Ömer'i burakıp cennete gitmeyeceğim,onu sevip büyütecem amca" diyordu .
Çocuklar babalarına ne kadar muhtaçmış meğer.
Bahadır da ara sıra "Kahretsin!" der.
Babasını düşündüğünde.
"Ben hep babama benziyorum" diyor gülerek.
Sonra ağlamaya başlıyor.
Hasret acıdan daha büyük eziyet veriyor,hele çocuklara.
Bahadır benim merhum kardeşimin oğlu.
Selam ve saygı ile.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL