7
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
1106
Okunma

Uzat ellerini
ellerimi bulsun sessizce
Kavuşması imkansız iki beyaz güvercinin
tenine son dokunuş nidası sarsın evreni
biz susalım
susarak gözlerimiz de konuşalım.
Dursun her şey
o dakika süt liman olsun alem
alacakaranlık kuşağından geçip
bir vadinin en karanlık köşesine yuvarlanalım
dudaklarımızda yarım kalmış buseler
dişlerimizin arasından sızsın yüreğimize
tekrar aşık olalım bir birimize.
Ve dönsün kuşak biz yeniden ayrılalım
devinimleri sürerken evrenin
kavuşmalarımız her geçen gün artsın
ve
her gün yeniden ayrılalım kavuştuğumuzu sandığımızda.
Ne güzeldir hasretin libasını üstünde taşımak
burcu burcu ümit kokar her köşesi
beklemek
ölümü beklemekten daha zordur
dönüş yollarını tarar gözler
kirpikler de acaba şarkıları sarkar an be an
kulaklar kapı kirişinde
çıt dese
açılacak sonsuza kadar
Güneş dağların ardından usulca bir asker selamı çakacak
gökyüzü mavilerini getirip ayaklarımıza serecek
ve sen sevgili bana sevmeyi öğreten
ve ben sevmenin ne olduğunu öğrenen
bir ermiş edası ile mavi halının ortasına çökeceğim
üstüm başım sevda ateşi ile lime lime
saçlarım ışık rengi
hel teli senin avuçlarına gömülü
usulca eşeleyeceğim toprağı
çıkan her taşı çatlatasıya kadar bağrıma basacağım
tükürüp geçmişin tam ortasına
yeter diyeceğim
birden çıkacağım alacakaranlık kuşağından.
Yerde yatıyorum
dizlerim karnıma kadar çekili
anne karnında ki cenin misali
yumulmuşum içime
yüzümü kapatan
gece siyahı saçlarımı elimin tersiyle arkaya atıyorum
ay yüzüm çehresini seriyor ortaya
gülüyorum yıldızların ışığı artıyor
emekliyerek ilk gördüğüm dehlizin kapısından dalıyorum sensiz geleceğe.
Birden korku ile açıyorum gözlerimi
rüyalarımı toplayıp sessizce kapının önüne koyuyorum
kapatıyorum kapımı.
LAVİNİA
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.