2
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1114
Okunma
Yanıyor çaydanlık
su buharda
en az üç şiir atmışsındır da demliğe hani
tavşanın kanıymış yok canım daha neler
şiirin böyle çıkar demi hafa/kan/ıyor
akşam sabah filizlenmiş hüzünden
bir poşet sıcak suya
canı çıkmışsa defnet gitsin
gönül toprağı neşede
kabartmış köstebekler
sen delisin dedim de inanamadın
bak yine kırmızı yandı etrafına bakınaraktan
yüzünden bir saniyenin
kurtulamadın infazdan
tersinden mi kalktın a mübarek
istemez cam bardak kaldıysa kırılmadıklarından
porselen fincan
olsun sıcak tüte dumanı
biraz simit susamı az
da hellim
kızart şiiri de öyle getir
gider çayla
bir kaç dakika arayla
tazele
yağmur yağarakdan
uçururken fırtına
güçlü bas ayaklarını toprağa
da uçma
ararsan ben kendimdeyim bi süre
en az üç vakte kadar bul beni
geldiğinde yoksam
bil ki olmuşum
seni bekleyerekten deli
değil
de
belki
olsa olsa şair olurum
yazarım en az bin metrelik bir şiir
çal kapımı sessizce içeri gir
anahtarın açmıyorsa komşu teyzeye soruver bir
sonra şiir budamaya gidicem
budama ve aşı vaktidir
sanırım
aşk yeşerip
ay buluttan çıkarsa
yağarsa kırmızı kar
susarsa Martılar İstanbul’da
kendimden çıkınca köşede bekle
ben şişenin içindeki cin/im
Yüksel Nimet Apel
16/Mart/2013/Cumartesi/Ankara
5.0
100% (2)