17
Yorum
18
Beğeni
0,0
Puan
1522
Okunma

Kuşluk vaktı nefsini dövüyordu adam
kar çiçekleri üşüyordu avuçlarında
kan çiçekleri kızıllığındaydı cehresi
bakışları tarıyordu şafağı tahammülsüzlük açlığa
tokluğa kürdan sallıyordu sazlık hoyratça
bir vurgun yiyordu gayyipten
keklik saltosu acı çığlığıyla kesiliyordu sesi
bir damla kan düşüyordu şakağına
çırpınış düşüyordu odağına
arını tımarlıyordu poyraz keyifsizce
günah yanlarında iblisin sol eli pençe
takatsiz bakışlarında mecal yok dirence
yükseliyordu ruhu arşa
taşımıyordu ağırlığını bedeni
düşüyordu bir boşluğa
dağılıyordu parelere
bölünüyordu zerrelere
edepsizce sırıtış küstahlığı
bedeni düşüyordu
son cemre toprağa
acı yanlarını harmanlıyorken yılan çıyan
bir kırıntısını arıyordu arın karınca
kılı kırk yararak kararınca
kışlık niyetine azık
arsızlığınla övünüyordu
kıs,kıs gülüyordu
boşa geçen zaman
arsızlığından...
Can Cezayir Aydemir