0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1053
Okunma
kırk kilitli odadaki düşlerimin,
kırk paslı kilidi yüreğimde,
han mı açar hamam mı bilinmez!!!
düşlerden yapılan hamamlarım:
dudak bükümlü kapılarını
sessizce açmamı ister...
açarım teker teker,
geçerim kırk kapıdan...
çürümüş korkularımı alır gözünün şen ışığı,
kapıları çığlık çalar sessizliğe...
topraklar hüzünlü kokar,
yapraklar hüzünlü bakar toprağa...
kırklanmış düşlerimi sunarken sana,
hamam tasındaki gülüşler dökülür kurnalara,
şadırvanlar söylerken şarkımızı;
korkmaz, düş doğuran hamam anasından.
bir düş daha biner gümüş nalınların üstüne...
buhurdanlıkta tüter gülüşlerimiz.
incecikten bir ter salar yürekler.
fil gözleri’nden bakarken yalnızlık;
"iki çıplak hamama yakışır" naraları yükselir dudağından.
gülüşler peştamala saklanır,
bir hasret daha gülablandan yayılır ortalığa...
sevdam sürmedanlıktan sürerken sürmeleri,
gönlüm halvetinde saklanır hamamların.
külhanda kaynatırım dertlerimi ben,
haznede birikir tüm düşlerim,
külhancı ayrılık şarkısıyla kaynatırken tenleri,
külhanbeyinin naralarına gizlenir tüm acılar,
sarar gök kubbeyi, bir sevda yarısı...
ben şairim bana "tüteklik" derler,
şiirlerimde çıkar dumanlarım.
yanarken külhanda tüm hayallerim,
ayrılığın suyu ısınır haznelerde...
soyunmalıklarda soyunur tüm sevdalar,
akı karası çıkar ortaya...
gidişi gelişi gözlenir pür dikkat,
sağırı sakatı bakar rüyaya.
kırk kalıp sabunla yıkanmaz,
kırk kazan suyla arınmaz şimdi ki sevdalar.
tellak olmuş tüm acıların;
sancıları göbek taşında başlar,
kaybolurken yüzlerdeki fer,
bir hamamın yüreği daha sevdaya küser.
bir toplumsal yürek daha boynunu büker.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.