4
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1965
Okunma

Mezopotamya’nın delikanı
Zümrüt yeşili gözlüm
Şahinin keskin bakışlarında
Kendimi görürüm
Yönüm rituelleri ab-ı hayatında
Dicle’nin kıyısına oturmuş düşünürsün
Meydan okurum tanrılara
Rüzgârın yelinde kısrağın olur
Muhteşem ritminde sana koşarım
Güneşten once doğarım sabahlarına
Fırat’ın buzlu sularını
Yemyeşil ovaların serinliğini
Som altın kasemde sunarım
Bağbozumu şarabın kekreliği
Şırasının tadı olurum kor dudaklarına
Senin topraklarında AŞK
Sevmek ve sevilmek nasılmış
Babil’in kutsallığına destan yazarım
İhanet olmaz senin topraklarında
Ateş ve su
Güneş ve ay
Gece ve gündüz
Nişanımız olur parmağımızda
Yiğitlik sende vefa nam sende
Uçsuz bucaksız sığınak olur
Çoşkuyla dönerim etrafında
Özgür ve mağrur ruhuna
İki bedende sen olurum
Dolanırım beline
Düğümlenir urganım başak sarısı saçlarımla
Sana doğarım ay’ın harelerinde
Kelebeğin kanadında tomurcuklarda
Mor dağlarında kar olurum
Doruklarında kardelenin
Ben sana yâr olurum
Mezopotamya’da sevdan
Kan dökülmüş topraklarından
Yaradılış Manzume’si yazan
Kral Yolu olurum varmak için
Yeşil gözlerinde kaybolan
BİRGÜL AL 07-02-2013
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.